T kız arkadaş

Gece gece yaşadığım olay

2020.11.24 04:21 DedeMiss Gece gece yaşadığım olay

Sevgili-arkadaş arasında takıldığım bi kız vardı.Kendisiyle 3-4 aydır görüşmüyordum.4 gün önce ‘Kaldığım arkadaşımla kavga ettik gidecek bir yerim yok sende kalabilir miyim?’ diye mesaj attı.Ben de kalabilirsin dedim.Ama bu kız sürekli aranan birisi , arada buluşalım mı diye sorduğumda sürekli bir bahane buluyordu yok hastayım vs. ama kendisi dışarı çıktığında yine tek başıma dışarı çıktım diye story atıyordu.Neyse işte bu geldi 4 gün kaldı bizde sonra bu gece ben arkadaşımla(flörtü) buluşucam dedi.’Gelceksin demi?’ diye sorduğumda belki gelirim belki kalırım diye cevap verince benim şalter attı.Al o zaman eşyalarını siktir git o arkadaşında kal diye çıkıştım. Tabi kız beklemiyordu far görmüş tavşana döndü. Amına kodumun antilobu işi düştüğünde yanaşıyor işi düşmediğinde sikine takmıyor.Normalde böyle bir insan değilimdir.Tanımadığım birisi gelse yine kalmasına izin veririm fazla vicdan yaparım ama bu ve bunun gibilere siktiri çekmek gerekiyormuş. Kafanızı şişirdiysem özür dilerim.
submitted by DedeMiss to KGBTR [link] [comments]


2020.11.23 07:52 delikanlilevrek Redditte kızlar yürümeli

Hem kızlar az yani kızlar seçicek, hem de yazık kızlara sapıklarla karşılaşçam diye korkuyor . Erkeklerde arkadaş olmak isterken yanlış anlaşılmaktan korkuyor veya sapık anlaşılmasından. Burdan yürümek isteyen kız yürür beğendiğine. Hem Erkekler erkeklere yanlışıkla yürümesi azalır. Hem kızlar için daha rahat ortam erkekler için de daha rahat ortam.
submitted by delikanlilevrek to hakkaten [link] [comments]


2020.11.22 20:29 uayasuo beyler sexstories deki en begenilen hikayelerden birini sikimsonik bi siteden türkçeye çevirdim begenirseniz daha cok atarım

Selam millet! Ben Maddie ve bu geçen Cumartesi gecesi oldu. Üniversitede okuyorum ve iki oda arkadaşım var: Erin ve Troy. Erin, Troy ve ben geçen yıl kampüs gurur kulübünde tanıştık ve arkadaş olduk, bu yüzden bu yıl bir daireyi ayıracağımızı düşündük. Şimdi tecrit ile birlikte hepimiz karantinaya alıyoruz. Onlara bu hikayeyi cinsel hayal kırıklığımın geri dönüşü olarak gönderip gönderemeyeceğimi sordum (göreceksiniz) ve kabul ettiler. Dairemiz üç yatak odalı, bu yüzden her birimizin kendi odası var. Troy en büyük yatak odasına sahipti (ekli banyolu) çünkü biz taşındığımızda biriyle çıkıyordu ve bizimle taşınabileceğini düşünüyordu. Erin'in odası benim ve Troy'un odası arasında ve benim odam oturma odasıyla bir duvarı paylaşıyor. Bir daireyi çizmeden tarif etmek zor, lol. Yatak odam genellikle en az sıcak olanıdır çünkü dışarıda onu öğleden sonra güneşinden koruyan büyük bir ağaç vardır. Erin ve Troy çok sıcaksa bazen ödev yapmak veya ders çalışmak için odama gelirler ve klimanın parasını ödemek istemiyorsak. Bazen hepimiz yatağımda otururken duvarımda bir film oynatmak için Troy'un projektörünü kurarız. Kilitlemede bile, Erin önümüzdeki hafta bir final yapacak ve bu hafta sonu mini sıcaklığımızla Cumartesi'nin çoğunu odamda, burnu bir kitapta geçirdi. Troy ya da Erin'in bütün gününü odamda çalışarak geçirmesi umurumda değil. Aslında ikisini de oldukça sevimli buluyorum.Troy 5'11 ", dövüş sanatlarından sıska yırtık, kısa kesilmiş sarı saçları (karantinadan önce, şimdi biraz tüylü) ve bir Rönesans Adamı serisine sahip, bu da onu her zaman konuşmayı eğlenceli kılıyor. Erin 5 'yaşında. 8 ", zeytin tenli ve esmer saçlı formda bir voleybolcu. Köprücük kemiğinde küçük bir dövmesi var, her zaman bir göz atmaya çalışıyorum. Genellikle yatağımda ya da masamda, nerede olmadığım bir yerde otururlar. Ama cumartesi umursadım. Bütün hafta azmıştım. Salı günü yeni bir oyuncak sipariş ettim (haklı bir karantina satın alımı) ve Cumartesi öğleden sonra geldi, ancak deneyecek hiçbir yerim yoktu (duşa dayanıklı değil). Bütün gün Erin'in çalışmayı bitirmesini sabırla bekledim ama şansım olmadı. Saat 20.00 gibi döndü ve Erin hala çalışıyordu. Odamda öğle yemeği bile yemişti. Savunmasında, Cumartesi günü çok sıcaktı ve onunla vakit geçirmeyi seviyorum. Ama hala. Bir kız mastürbasyon yapsın. Sinsi olmaya karar verdim. Erin masamdaydı ve ben yatağımda Netflix "izliyordum". Masam duvara dönük, bu yüzden bu bana bir boşluk sağladı. Yatak odanın masanın karşı köşesindeydi, bu yüzden Erin'in tam olarak arkasında değildim, ama yine de beni görmek için dönmesi gerekecekti. Bir battaniyeyi bacaklarımın üzerine çektim ve keşfetmeye başladım. Orgazmlarıma yavaş bir şekilde yaklaşmayı gerçekten seviyorum ve özellikle Erin odadayken ince olmaya çalışıyordum.Telefonumu çıkardım ve iyi bir şey bulmak için en sevdiğim hayran kurgu sitelerine gittim (yargılama yok!). Hepsi aynıydı. İyi bir şey bulmaya çalışmanın sonsuz parşömeni yapmaya başladım. Hiçbir şey değil. Gözlerim Erin'e düştü. İnce bir kolsuz bluz giyiyordu ve sıcağa karşı koyacak sütyeni yoktu, ama yine de omuzlarında ve boynunun arkasında parlak bir ter görebiliyordum. Erin saçlarını dağınık bir topuzun içine koydu. Kalemini çiğnedi. Onun yerine parmaklarımı emdiğini hayal ettim. Eğlencemi bulmuştum. Telefon ekranımı kapattım. Omurga sırtını kalçalarına kadar takip ettim, sandalyenin arkası tarafından kapatıldım. Calvin'in üst kısmının, şortunun kemerinin üzerinde yükseldiğini biraz görebiliyordum. Battaniyenin altında elim şortumu çıkardı ve kendimi külotuma sürmeye başladım. "Ah," parmaklarım ıslak bir nokta oluştuğunda yüksek sesle iç çektim. Erin koltuğuna döndü ve gözlerimizi kilitledik. Çok kızarmaya başladım. "Bir şey mi dedin?" Diye sordu Erin. Kalemi tatlı ağzından uzun bir tükürük teli çıkardı. Kafamı sözsüzce salladım ve derin nefes aldım. "Üşüyor musun?" Erin sordu ve battaniyemi işaret etti. Bu geç saatlerde bile dairede hava muhtemelen 78 dereceydi ve alt yarıma bir battaniye sarılmıştı. Benim aptal azgın beynim bunu başaracağını düşünmedi. "Rahatlamaya başlıyordum. Arkanı dön, dikizlemek yok" dedim. Erin koltuğuna geri dönerken dizüstü bilgisayarımı kapattım ve yataktan kaydırdım.Her zaman birbirimize "dikizlemek yok" diyoruz - birimiz diğerinin arkasında değişirken, birimiz banyodan bir şeye ihtiyaç duyarken, diğerimiz duş alırsa - oldukça normaldir. Hemen Erin'in arkasındaki dolabıma gittim ve giyecek bir şeyler aramaya başladım. Durduğum yerden Erin'in deodorantının kokusunu alabiliyordum ve bu beni rahatsız etti. Şortumu düşürdüm ve külotumu ayak bileklerimin etrafında kaydırdım. Kendime hakim olamadım. Döndüm ve klitorisimi Erin'in sırtına sürmeye başladım. Yüzüne oturmak istedim. Kısa bir süre sonra kendimi bıraktım ve dolaba döndüm. Bol pijama şortlarını seçtim ve onları kaydırdım. Yatağa geri dönmeden önce küçük vibratörümü komodinimden çıkardım (yeni değil). Vibratörü yastığımın altına sakladım. "Hepsi temiz" dedim. Erin güldü. Gülüşü güzel omuzlarını hareket ettirdi. Arkama yaslandım ve başımı duvara yasladım. Tam eğlenceye devam etmek için ellerim hareket etmeye başladığında bir şey duydum. Erin'den değil, duvarların içinden. Zayıf tokat, homurdanma ve inleme seslerini duydum. Normal inlemeler değil, porno yıldızlarının çığlık atan orgazmları. Kulağımı ince duvara dayadım ve daha net duyabiliyordum: oturma odasında porno izleyen biri. Erin ve ben buradaydık, Troy olmalıydı. Sanırım biraz salıverilmek isteyen tek kişi ben değildim.Ben gerçekten pornodan biri değilim, bu yüzden sesler benim için pek bir şey yapmıyordu, ama Troy'un kanepede kendini okşadığını hayal etmek beni gerçekten tahrik etti. Üç ya da dört dakika dinledim, sesler biraz yükseldi. "Bunu duyuyor musun?" Erin arkasına döndü. Yatakta bağdaş kuruyordum, kulağım duvara bastırılmış şekilde başım döndü, ellerim kasıklarıma dayanıyordu. "Komşularımız beceriyor mu?" Diye sordu Erin. "Hayır" dedim ve Erin'e yaklaşmasını işaret ettim. Yanımdaki noktaya dokundum. "Bu ne?" Erin tekrar sordu. Ayağa kalktı ve yatağa doğru yürüdü. Parlak cildi bir an dikkatimi çekti. Sütyeni olmadan göğüs uçları gömleğinin içinden görünüyordu. "Shhh" diye fısıldadım ve yatağa çıkmasına yardım ettim. Kulağımı duvara dayadım ve ona aynısını yapmasını işaret ettim. Bir an dinledi. Erin'in gözleri büyüdü. "Aman tanrım, Troy!" Erin fısıldadı ve sessizce kahkaha attı. Göğsü güldüğünde göğsü hafifçe sıçradı. "Tanrım, ne izliyor? Kulağa vahşi hayvanlar gibi geliyor." Erin telefonunu çıkardı ve yukarıdan aşağı kaydırdı. Erin kıkırdadı ve ekranı kaldırdı. Bildirimleri altında: Wi-Fi'nizdeki bir cihaz yayın yapıyor: '2017 Cumshot Compilation - HOT GUYS FUCK' Troy bi (hepimiz, biz böyle tanıştık), böylece izlendi. İkimiz de güldük ve sonra sustuk. Dinlemeye devam ettik. Troy'un pornolarını dinlerken yüzlerimiz birbirinden birkaç santim uzaktaydı.Erin gözlerini kapadı ve derin bir nefes aldı. Red Bull ve Ticonderoga # 2'nin nefesinin kokusunu alabiliyordum. "Dinlemek biraz sıcak" dedim. Ellerim çıplak kalçalarımı sıkıyordu. Aslında tüm vücudumun ne kadar gergin olduğunu anladım. "Cidden," dedi Erin. Gözlerini açtı ve birbirimize baktık. "Sen istiyor musun... ?" Erin takip etti. Erin parmak eklemlerinin arasında sıkışıp ellerini sıkıyordu. Gülümsedim ve yastığımın altından küçük vibratörü çektim ve Erin'e kaldırdım. "Şaka yapıyorsun. Bunu hep altında mı saklıyorsun?" Diye sordu. "Uzun bir hafta oldu" dedim. "Uh huh," dedi Erin alaycı bir tavırla. Dilini dudağında gezdirdi ve ısırdı. Kaşları bana baktı, sonra oyuncak, sonra yine bana. "Ne yapacağız, sırayla mı yapacağız?" Yine alaycı. "Bunu al" dedim ve oyuncağı Erin'in bekleme eline düşürdüm. "Yenisini denemek istiyorum." Yataktan atladım ve dizlerimin üstüne çöktüm. Yatağımın altından oyuncağın geldiği kutuyu çıkardım, yırtılıp açtım ama kullanılmadan bıraktım. Yeni Hitachi'mi çıkardım. Yatağın etrafında eğildim, telefon şarj cihazımın fişini çıkardım ve asayı taktım. Erin'in yanına tırmandım. Erin vibratörle asanın arasına baktı. Erin, "Bu ticaret anlaşmaları tarihindeki en kötü ticaret anlaşması" dedi. Başımı salladım ve ikimiz de kıkırdadık. Yarım an garip bir duraklama oldu. Erin ve ben ne yapacağımızı anladık.Bu, arkadaşlığımızda değişen bir nokta olurdu. Daha önce mastürbasyon hakkında konuşmuştuk, ateşli ve çok ateşli olmayan aşkların hikayelerini değiştirmiştik, birbirimizi duşa hazırlanırken görmüştük, kız şeyleri, ama bunun gibi bir şey değil. Erin gözlerini kapattı ve ben de davayı takip ettim. Küçük vibratörün tıkladığını duydum ve Erin iç geçirdi. Hitachi'nin yumruk büyüklüğündeki kafasını uyluklarımın arasına indirdim. Şortlarım hâlâ üzerindeydi ama kız kardeşimin bana bu şeyler hakkında söylediklerine göre, ilk defa yavaş başlamalıydım. Erin'e baktığımda Hitachi'ye tıklamak üzereydim. İç çamaşırını ve şortunu belinden uzakta tutuyordu, sağ eli vibratörümü klitorisine karşı tutuyordu. Kesilmiş çalılığını görebiliyordum. Vibratörü elimde tutmamı diledim. Hitachi'ye tıkladım. Asadan önce sadece iki oyuncağım vardı: Erin'in kullandığı küçük vibratör ve üniversiteye gittiğimde kız kardeşimin bana hediye ettiği pembe ve gümüş bir g-spot yapay penis. İkisi de oldukça sessizdi. Belli nedenlerden dolayı yapay penis ve vibratörün sadece küçük bir motoru vardı. Hitachi'nin hacmini küçümsedim. Üzerine tıkladığımda, tüm vücudumun titremeye başladığını hissettim. Kasıklarımdan yüksek bir WHRRRRR patladı. Tıkladım. Ağzım açık bana bakan Erin'e baktım. "Bu çok gürültülü," diye fısıldadı Erin. "Troy'u duyarsak, bunu kesinlikle duyabilir.""Ama onu kullanmak istiyorum! Henüz kullanmadım," diye surat astım. "İşte otur," dedi Erin.Öne doğru eğildim ve Erin arkamdan bir yastık kaydırdı. "Belki şimdi duvardan geçmeyecek," dedi. Arkama yaslandım ve Hitachi'ye tıkladım. Yüksek sesle WHRRRRR başladı ve onu uyluklarıma, amcığıma ve klitorisime ittim. WHHRRRRrrrrrzzzzz sessizleşirken ve vücudumu titretmeye başlarken. Kalçalarımı asanın etrafına ve amımın içine bastırdım. Harika hissettirdi. Neredeyse çok güçlü. Kalçalarım titredi ve asanın etrafında öne kıvrıldım. Erin kulağını duvara dayadı, ama beni izlediğini anladığımı sandım. Orada ne kadar kaldığımızı tam olarak bilmiyorum, ama asaya iyi bir kalça itme ritmi yakaladığımı biliyorum. Kapı çalındı. Oh hayır. Asayı çektim ve dondum. Erin'in gözleri fal taşı gibi açılmıştı ve bana bakıyordu. Asayı yastığımın altına attım ve Erin vibratörü bacaklarının arasına düşürdü. "Evet?" Erin en sıradan sesiyle aradı. "Ne oluyor" diye fısıldadım ona. "Burada olduğumuzu biliyor aptal," dedi. Evet, ne yapacaktım? Artık yokmuşum gibi mi davranıyorsun? Troy kapıdan "Hey millet? Süpürme gibi birini duymaya devam ediyorum? Ya da bir blender çalıştırıyor mu? Muhtemelen komşularımız, ama delirmediğimden emin olmak istiyorum," dedi Troy kapıdan. Sonunda garip bir şekilde güldü. "İçeri girebilirsin," dedi Erin. Kalçasını tuttum ve parmaklarımla daldım. Bana baktı ve ben ağzıma aldım: NE YAPIYORSUN. Erin omuzlarını silkti. Troy kapıyı açtı ve içeri girdi.Basketbol şortu ve tişört giyiyordu. Terli göğsüne yapıştı. Erin'in bacağını daha sert sıktım. "Biliyorsun," dedi Erin, konuşurken son derece soğukkanlılığını korumaya çalışırken, "telefonlarımız televizyona bir şey yayınladığınızı söylüyor."Troy koyu kırmızı bir kızardı ve yüzünü ellerinin arasına aldı. Erin ve ben kahkaha attık. Eline, "aptal android ve onun aptal bildirimleri" dedi. Troy en utanç dolu yürüyüşünde masama oturdu, bizden uzağa. Troy da gülmeye başladı, böyle iyi bir sporcu. Onun için çok üzüldüm ama gülmeden edemedim. Nefes almam gerekti, bu yüzden bacaklarımı önümde uzattım. Hareket ederken sol topuğum asanın kordonunu yakaladı ve yastığın altından çektim. Zemine düştü. Troy sandalyesinde döndü. Troy "Duyduğum boşluk bu sanırım," dedi ve bana baktı. Şimdi yüzümü yastığıma kızarma ve gömme sırası bendeydi. Erin daha da güldü. Hepimiz beş dakika güldük. Bir süre sonra tekrar nefes alabildim. "Peki neden hepimiz kendi odalarımıza dönüp bu gece eğlenmiyoruz?" Diye sordum. "Artık eğlenceyi bitirmeye gerek yok," dedi Erin. "Videonuzu bitirdiniz mi?" Erin doğruca Troy'a baktı. "Ne? Hayır, hala beş dakika kadar kaldı." Dedi. Kafası karışmış görünüyordu. "Pekala, hadi bitirelim!" Erin, ateş aramızın baktığını söyledi."Hadi ama, hepimiz havadayız, kulağa iyi bir video gibi geldi ve zaten aynı şeyi kendi başımıza yapmayacakmışız gibi değil.""Bazı geçerli noktalar yapıyorsun" dedim. Azgın beynim yine iş başında. Troy, "Şaka yapıyorsun" dedi. Bunu bu gece ilk kez duymadım. "Ciddi misin? Benimle porno izlemek ister misin?""Evet, hadi," dedi Erin. Oyuncağı bacaklarının arasından aldı, yataktan atladı ve kapıdan çıktı. Troy ve ben birbirlerine baktık ve omuz silktik ve sonra onu takip etmek için kalktım. Asanın fişini duvardan çıkardım ve kapıdan çıktım. Dışarı çıktığımda dairenin geri kalanının ısısı bana çarptı. "Çıkarken kapıyı kapat, soğuk havanın dışarı çıkmasına izin verme" dedim omzumun üzerinden. Oturma odamızda da "yemek odası" alanı var, ama hepsi halı. Bir duvara karşı orta boy bir televizyonumuz ve diğerine karşı üç kişilik bir kanepemiz var. Alçak, ucuz bir sehpa var, bizden önce burada olan her kimse dairede bıraktı. Erin, ben dışarı çıktığımda kanepenin öbür tarafında bir yer bulmuştu. Dübeller için en iyi yer kanepenin diğer ucuydu, ben de asayı takıp yerine yerleştim. Sırtımı desteklemek için yastıklardan birini hareket ettirdim ve kendimi kabarık yastıklara sıkıştırdım. Televizyonda, bir kızın midesine vuran kol dövmeli bir herifin donmuş bir çerçevesi.Troy çıktı ve durdu. "Şimdi aranızda oturmak zorunda mıyım?" O sordu. Erin ve ben birbirimize baktık, ikimiz de bacaklarımız kanepeye kıvrılmış halde. "Kendini fazla övme dostum, zaten hepimiz dört gözle bekleyeceğiz," dedi Erin. Troy iç çekti ve aramıza oturdu. Çekingen bir şekilde telefonunu çıkardı ve oyuna bastı. Dövmeli sporcu bir inilti ile okşadı ve kızın göğüslerine kalın bir cum ipi attı. Video başka bir adama kesildi, eşit derecede kriko, bir kızı dizlerinin üzerine vurdu. Yine, porno süper bir şey değil, ama Erin ve Troy ile kanepede olmak ateşliydi. Erin'in neden bahsettiğini bilmiyorum: Onları izleyecektim, porno değil. Erin hemen oyuncağıyla çalışmaya başladı. Tıkladı ve ovalamaya başladı. Bir bacağı kanepenin kolunun üzerine geçirerek şortunu uyluklarının etrafından aşağı çekti ve oyuncak klitorisini ovalarken kendini parmaklamaya başladı. Troy ona göz ucuyla baktı ve şortunu indirdi. 6 buçuk inçlik horozu düştü. Biraz yumuşaktı ama prekum damladı. Troy bana utangaç bir bakış attı, sadece üyesine baktığımı görmek için. Ekrana bakmaya geri döndü ve yavaşça sikini okşamaya başladı. Asayı "açık" konumuna tıkladım ve hiçbir şey olmadı. İleri geri salladım. Hala hiçbirşey. Unuttum: bu, duvar anahtarına bağlı prizlerden biri. Tüm yol odanın diğer tarafında. Tamamen rahat olduktan sonra. İnce.Yeni oyuncak beklemek zorunda kalacaktı, eski sadık parmaklar bunu yapmak zorunda kalacaktı. Yapışkan şortumu terli şortla belimden çekip elimle aşağıya uzandım. Pürüzsüz amcığımı araştırdım ve gecenin beni ne kadar ıslak yaptığını buldum. Ovmaya başladım. Asam gibi değildi. Klitim daha fazlası için ağrıyordu. Troy, güzel horozunu uzun, kasıtlı vuruşlar yaptı. Kesilmemiş ve oldukça damarlı olduğunu öğrendim. Azgın beynim devraldı. Sol elimle uzandım ve başının etrafını ovalarken şaftını tuttum. Troy başını bana doğru salladı. "Ne yapıyorsun?" O sordu. "Kahretsin, Maddie," dedi Erin. Normal beynim yaptığım şeye tıkladı. Tutuşumu gevşettim. "Sadece hepimiz buradayız ve asam çalışmadığına göre," diye düşündüm bir nevi sürüklendim. Troy, "İstersen sorun değil" dedi. Aletini ellerime sokmak için kalçalarını ileri kaydırdı. Sıktım ve aşağı yukarı okşadım. Normal beynime bir gün demesini söyledim. Kanepedeki yerimden çıktım, sehpayı geri ittim ve Troy'un önünde dizlerimin üzerine çöktüm. Şortunu ayak bileklerinden aşağı çektim ve bacaklarını ayırdım. Dizlerimin üzerinde öne doğru kaydım ve kendimi onun horozunun önüne yerleştirdim. Şimdi, Troy kadar uzun değilim (sadece 5'7 ") ve bu tür oral seks yaptığımda göğüslerim engel oluyor (c cup memelerin tek dezavantajı), ama enerjim var.Kendimi ona ittim, aletini ağzıma doğru çektim ve onun tatlı lezzetini tattım. Ağzımı onun horozu yukarı ve aşağı kaydırmaya başladım. Derin boğazda o kadar da iyi değilim ama denemeyi seviyorum. Şaftının dörtte üçünü tıkadım. Denemek ve yardım etmek için bana girdiğini hissettim. Ben onu aşağı yukarı sallarken Troy biraz homurdandı ve Erin'in nefes almasını sağlayabiliyordum. Troy'un şaftının tepesindeyken gözümün ucuyla baktım ve pantolonsuz, gömleksiz, kendini sertçe parmaklayan Erin'i gördüm. Ağzımı kalın şaftında yukarı ve aşağı kaydırmaya devam ettim. Tükürüğüm aşağı aktı ve toplarından dizlerime damladı. Elimi ağzımla ulaşamadığım şaftının alt yarısını okşamak için kullandım. "Tamam, peki, Roma'dayken," dedi Erin üç ya da dört dakika sonra. "Scoot," dedi ve kendini elleri ve dizleri üzerinde koltukta konumlandırdı, Troy'un horozunun üzerine çıktı. Kendimi ondan çekerken derin, sert bir nefes aldım ve Erin'in tadına bakabilmek için kaideyi tuttum. Erin, Troy'un kafasını derin bir şekilde emerek kıvrılmasına neden oldu ve sonra horozunu emerken mini şınav yapmaya başladı. Mükemmel küçük göğüsleri düştüğünde sıçradı. Troy'un toplarındaki havuz tükürmesini yalama fırsatını buldum. Ben ve Erin gibi tadı, ter ve prekumdu. Çok iyiydi. Troy, Erin'in zıplayan kafasına uzandı ve başparmağını ağzıma soktu. Bu beklenmedikti, ama istenmeyen de değildi. Çok emdim.Birkaç dakika sonra Troy, "Seni baştan aşağı sikeyim" dedi. Erin sırtüstü otururken salyayı bıraktı. Erin, "Bunun bu bebeklerde işe yarayacağını sanmıyorum" dedi. Minik göğüslerini iki eliyle salladı. Erin çok daha havalı olmalı, çünkü kalın tükürük ağzından ve boğazından aşağı akıyordu. "O beni kastettiğini düşünüyorum" dedim. Erin "bu izler" diye güldü.Dizlerimin üstüne kalktım ve Troy kanepede aşağı kaydı. Göğüslerimi horozunun etrafına sardım ve tüm gövdemi zıplatmaya başladım. Asla gerçekten baştankara sikişmemiştim, ya da göğüslerima ne olursa olsun sikişmemiştim, ama kaya sert şaftının göğüslerim arasında kayması iyi hissettirdi. Erin hala kanepede dizlerinin üzerinde, parmaklarını beceriyordu. Göğüslerim biraz kurumaya başladı. "Üstüme tükür" dedim Erin'e. "Oooh, tamam," dedi Erin. Ayağa kalktı, arkamdan geçti, iki elimle yüzümü yakaladı ve alnıma büyük bir tükürük akıttı. Gözlerimin içine ve sol yanağımdan aşağı kayıyor. "Ne oluyor?" Tükürüğüyle dedim, Erin hala yüzümü tutuyordu. Troy gülmeye başladı ve kıkırdamaların üstesinden gelen göğüslerimin arasına girmeyi bıraktı. "Sana tükür dedin," dedi Erin, "Nicole'ün sevdiği şey buydu." Nicole, Erin'in eski sevgililerinden biridir. "Göğüslerimi ve onun sikini kastetmiştim, seni salyalı sürtük" dedim. Erin, "Alliterasyonu takdir ediyorum ama tonu sevmiyorum" dedi. Troy gülmeye devam etti.Erin şimdi elleriyle yüzümü ezip üzerimde duruyordu. Onun tatlı amının kokusunu alabiliyorum. Kırık gözlerime bir başka uzun salya salyası bıraktı. Sıcak, kaygan sıvının dudaklarımdan akıp çenemden damladığını hissedebiliyordum. "Blehh!" Ürperdim. "Lütfen, Erin, beni daha iyi baştankara düzebilsin diye Troy'un sikine tükürür müsün?" En tatlı, sinir bozucu sesimle dedim. "Ah, çok daha net," dedi Erin. Bana eğildi ve Troy'un horozuna kalın tükürdü. Gülüyordu ama tekrar itmeye başladı, şimdi yağlanmış. Göğüslerimi horozunun etrafında sıkıca tuttum ve yeterince yükseğe çıktığında ucunu yakalamak için ağzımı konumlandırmaya çalıştım. Parlayan ıslak yüzüm benim ve Erin'in tükürüğünü göğsüme damlattı. Bunu belki bir dakikalığına yaptık ama konum ikimiz için de tuhaftı ve Troy yavaşlamaya başladı. "Benim sıram," dedi Erin üstümden. Hâlâ kafamı tuttuğunu ve arada sırada küçük akarsularda bana tükürdüğünü fark ettim ve bunu saçımda güçlükle hissediyordum. Geriye yaslandım, kalçalarımın ve dizlerimin bir mola vermesine sevindim. Sonra saçlarımın Erin'in tükürüğüyle ıslandığını hissettim. "Ciddi anlamda?" Diye sordum. "Tamam. Bu Nicole'un işi değildi, benim işimdi. Tükürmeyi severim," dedi Erin ve omuzlarını silkti. Kanepeye tırmandı ve bana dönük Troy'un karşısına çıktı. Tatlı kedisi oradaydı, dilim için yalvarıyordu.Kıçını Troy'un yüz hizasındaydı ve herkesin yapacağı fırsatı değerlendirdi: Erin'i kalçalarından yakaladı ve yüzünü kıçına itti. Şaşkın kıvılcım / kıkırdamasından, onun kıçını yemeye başladığını varsayıyorum. Ancak dengesini kaybedip üzerime düştüğü için onu yakalamakla meşguldüm. "Kahretsin!" Dedim ve Erin düşerken yakaladım. Biz kollar, saçlar ve omuzlar arapsaçındaydık ama Troy onun kıçına dilini sokmakla meşguldü. Erin bana inledi. Gözlerimi ona kilitledim ve dudaklarımı onunkine bastırdım. Sevişmeye başladık ve dilini elinden geldiğince boğazıma itti. Erin geri çekilir ve yüzümün yan tarafını yalardı. Görünüşe göre bu kız tükürüğü seviyor. Yaklaşık bir dakika sonra artık Erin'i tutamadım ve onu kanepeye geri itmek için zayıf bir girişimde bulundum. Troy'un tükürükle ıslanmış, yana doğru eğilmiş ve yumuşayan horozunu gördüm. "Bunun için yeterince güçlü değilim" dedim. Erin kalçalarını biraz salladı ve Troy yüzünü dışarı çekti. Kendini Troy'un karın kaslarına indirdi. Sonunda hepimiz düşmeden gitmesine izin verebildim. Erin, Troy'un horozunu hayata döndürmeye başladı ve amını ona doğru kaydırmaya başladı. "Uhm, prezervatif?" Troy, Erin'in arkasından sordu. "Ah, tabii, doğru," dedi Erin ve yardım için bana baktı. "Evet, evet" dedim ve ona bir göz attım.Önce bana tükürdü, sonra düştüğünde onu yakalamalıyım ve şimdi de prezervatiflerini getirmem gerekiyor. O kız için her şeyi yaparım sanırım. Ayağa kalktım ve yan çekmecede bir paket prezervatifin olduğu odama geçtim. Odaya girip kendimi duvar aynamda görünceye kadar iki farkındalık yaptım: 1. Aslında oda arkadaşlarımla yattığımı, bende neyin yanlış olduğunu ve 2. Hala tamamen giyinik olduğumu, neyin yanlış olduğunu Benimle. Şortumu düşürdüm ve tişörtümü attım, prezervatifleri kaptım ve oturma odasına koştum. Erin, Troy'un kucağında döndü, başını elinde tutuyor ve yalıyor, kıçını sert horozuna doğru itiyor, yanakları arasında kaydırıyordu. Pozisyonuma geri döndüm, dizlerimin arasında bacaklarının arasında ve orada olduğumu bilmesini sağlamak için bir an horozunu okşadım. Ayrıca Erin'e tükürmesi ve orada olduğumu bildirmesi için kıçına küçük bir tokat attım. Bir gıcırtı çıkardı. Bir prezervatif paketini yırttım, Troy'un horozuna bir kez daha derin boğaz girişimi yaptım, alnım aşağı inerken Erin'in kıçına çarptı ve sonra prezervatifi horozundan aşağı yuvarladım. Prezervatiflerimi kullanan çoğu erkekten daha sıkı bir uyumdu. Erin'in kalçalarını yakaladım ve Troy'un sikinin üzerinden onu geri yönlendirdim. Sağ elimde horozu ve sol elimle kalçasını tutarken, sanki kahrolası soyuzunu yerleştiriyormuş gibi onlara rehberlik ettim. Erin bir gıcırtıyla inledi ve Troy elinden geldiğince derine indi.Ben Troy'un taşaklarını ve kıçını yalamaya çalışırken Erin birkaç dakika zıpladı, ancak çok az başarı elde etti. Troy, Erin'in sırtına dolandı. Seyirci olmaktan bıktım. "Onu kanepeye yatırın" dedim. "Sen onu becerirken yüzüne oturmak istiyorum."Troy'un ikinci bir davete ihtiyacı yoktu. Erin'i belinin etrafından aldı, hala içinde horoz aldı ve onu kanepenin arkasına çevirdi. Erin minderlerin arasına girdi ve bana gözlerini kilitlerken dudağını ısırdı. Erin'in yüzünün üzerinden geçtim ve kendimi indirdim. Erin kıçımı yanaklarımı tuttu, ayırdı ve yüzünü içeri itti. Dilini olabildiğince derine sokarken burnunun kıçımı gıdıkladığını hissedebiliyordum. Bütün gece içimde kimsenin ya da hiçbir şeyin olmadığını fark ettim, sadece klitorisimde. Kalçalarımın gevşemesine ve ağırlığımı (sadece 120 lbs, lol, ama yine de) Erin'in yüzüne koymasına izin verdim. Dili beni çok uzun süre becerdi. Her santim kayarken ve olabildiğince derine inmek için elinden geleni yaptığını hissedebiliyordum. Tırnakları kıçıma girmeye başladı, o kadar sert itiyordu ki. Kendi dil hareketi, horoz toplarını kedisinin derinliklerine çarparken Troy'un ona verdiği hızlı, sert itmelerle çarpıldı. Gözlerimi kapattım ve kendi göğüslerimi zevkle sıkmaya başladım. Sonra göğsümde sıcak bir öpücük hissettim ve sol göğüsüme doğru çalıştım. Troy'un meme ucumu emdiğini görmek için gözlerimi açtım. Harika hissettirdi. Vücudum üzerinde çalışan iki ağız. Bir orgazma yaklaşıyordum.Sonra, kıçıma sert bir tokat atarak öne düşmeme neden oldu. Erin'in arkamdan nefesini tuttuğunu duydum. "Nefes alamıyordum," dedi Erin nefes nefese. Sanırım kendimi biraz rahat bıraktım. "Uyluklarınız düşündüğümden daha kalın" dedi. "Ama onu seviyorum," dedi ve kıçımı yüzüne geri çekti. Troy hızla uzaklaştı. Erin bir ele uzandı ve klitorisini ovmaya başladı. Onu ittim ve öne doğru eğildim. Kaslarını aşağı ve klitorisine uzun bir yalamıştım. Troy'un kalçaları kafamın üst kısmına saplandı, ama hala on santimlik olacak kadar uzun ve bana çalışmam için bol bol alan tanıyor. Topları derine sokmayı bıraktı ve Erin'in klitorisini yaladım. Şimdi, bir kişinin klitorisimi emmesini ve biraz diş kullanmasını seviyorum, bu yüzden Erin'in de aynısını isteyeceğini varsaydım. Emdim, sonra elimden geldiğince nazik bir şekilde klitinden küçük bir ısırık aldım. Kıçıma bir başka yüksek sesle tokat. "Ah!" Erin dedi. Sanırım beğenmedi. "Nazik, bunu yapmaya devam edersen fışkırtacağım." Artık mecburdum. Yüzünü tekrar gömdü ve ben de yüzümü gömdüm. Troy'un ellerini sırtımda hissedebiliyordum. Klitini nazikçe emdim, dudaklarıma aldım ve dilimi her tarafa kaydırdım. Yine ısırdım. Bir tokat. Troy çekildi ve Erin'in içinden Troy'un horozu ve kanepesine bir fışkıran su fışkırdı. Erin'in bacakları şiddetle sallandı. Bana kıkırdamaya başladı. "O kadar kötü değil, değil mi?" Dedim."Ama şimdi sevişmeye devam edemeyecek kadar hassasım," diye surat attı, kıçım hala yüzünün üzerinde. "Utanç. Sanırım sıra bende!" Dedim. Erin'in tepesine döndüm, bu yüzden kıçım Troy ve Erin'e döndü ve ben yüz yüze kaldık. Onun çalı benim pürüzsüz kedi fırçaladı. "Prezervatifi değiştirmeli miyiz?" Troy sordu. Erin'e ve omzumun üzerinden ona baktım. "Ben temizim. Temiz misin?" Erin'e sordum. "Temizim," dedi Erin. Troy "Evet, ben de" dedi. "Öyleyse neden prezervatif?" Diye sordum. "Sana kaza üzerine boşalmak istemedim." Troy dedi. Amım onun için ağrıyordu, Erin orgazmda yuvarlanıyordu ve Troy'un horozu yumuşuyordu ve burada STI durumlarımızı ve kazara kreampileri tartışıyorduk. "Umrumda değil" dedim. "İstediğin yere boşal." Troy elinden geldiğince çabuk sökerken prezervatifin kırıldığını duydum. Sonra kalın, uzun şaftının benim amıma girdiğini hissettim. Troy topları hemen derine gitti ve benim sıkı küçük amım hazır değildi. Karantina sadece sevişmek için kötü bir zaman değildi, aynı zamanda karantinadan önce kuru bir dönemdeydim ve yapay penisim neredeyse Troy kadar büyük değildi. Dört ayaktan Erin'e düştüm. Düştüğümde Troy bir an için amımdan kaydı, ama yine de içimde olduğunu düşünemeden. Amım zevk ve neşe içinde patladı. Erin bacaklarını uyluklarımın etrafına, kollarını arkama doladı ve bana bir örümcek maymunu kucaklayarak amını bana sürttü.Erin kulağımdan kocaman, salya bir yaladı. Bu kız hayal ettiğimden daha tuhaf. Troy beni daha sert dövdü, horozunun bir şekilde daha dikleştiğini hissedebiliyordum. Onun burada mastürbasyon yaptığını hatırladım ve sonra aletini emdim, sonra Erin'i becerdi ve şimdi beni beceriyordu. Bahse girerim boşalmak üzereydi. Daha boşalmadım bile, kahretsin. Troy bana homurdanmaya başladı, her hamlede inilti bıraktı. Bu oydu. Troy hamleler arasında "Bana sor," dedi. Elimden geldiğince onunla yüzleşmek için döndüm ve Erin köprücük kemiğimden saçımı diğer kulağıma yalamak için fırsat buldu. "Ne sordun?" Dedim. "Boşaltmamı iste. Nerede istediğini söyle bana" dedi. Harika, boşalacak, Erin çoktan geldi, Maddie için hiç eğlenceli değil. Ama yine de kendi rolümü oynamak istedim. "Troy, içimde ve üzerimde cumini istiyorum. Beni doldurmak ve yüzümü sıvamak için yeterli cum olduğunu biliyorum. Madison için Cum," dedim. En iyi, şehvetli porno yıldızı sesimi kullandım. "Boşver bize Troy, içimize boşal," dedi Erin, ses tonumu taklit ederek. Troy, "Siktir" dedi. İşte buydu. Başardı. Amımın içine son, derin bir itme yaptı ve boşaltmaya başladı. Üç ya da dört pompa daha sonra, dikkatlice dışarı çıktı, ama fışkırmaya devam etti. Amıma bir ip indi, Erin'in çalılarına ve amına yönlendirdiği başka bir ip. Troy, "Hala sağladım," dedi. Bu büyüktü. Belki onun için de kuru bir büyü olmuştu."Kıçım, kıçıma cum" dedim. Troy, asla bir fırsatı kaçırmayan biri, horozunun ucunu, tam kafasını bile kıç deliğime itti ve iki kalın kıymık daha indirdi. Bunu beklemiyordum ve girdiği kısmı sıkarak kıçımı gerdim. "Kıçıma, ahbap, içinde değil" dedim. "Ah, özür dilerim, özür dilerim, dediğini sanıyordum," Troy kekeledi ama yine de aletini bana karşı tuttu. "Sorun değil, sadece beklenmedik" dedim. "Her iki delik, harika!" Erin kulağıma dedi. Troy, "Vay canına, bunu yaptığımıza inanamıyorum," dedi. Zaten sürüşünü kaybediyordu. Onun horozunun yumuşadığını hissettim ve onu bacağına düşürdü. "Umarım bu iyidir" dedi. "Onu sevdim" dedim. Boşalmadım, ama hey, bir dahaki sefere her zaman vardır. "Ben de! Çok eğlenceli," dedi Erin. Yine beni yaladı. Troy, bizimle göz teması kurmadan koltuktan kalktı ve şortunu kaldırdı. "Duş alıp yatağa gideceğim. Gece için teşekkürler. Eğlenceliydi. İyi geceler." Troy oldukça hızlı bir şekilde koridorda yürüdü. "Cidden yalamayı bırak" dedim. "İyi, ama en azından amının ağzını yalayabilir miyim?" Diye sordu Erin. "Tabii, ama ışık düğmesine tıklayın. Ve kıçımı da temizlemelisin," Güldüm. "Anladın patron," dedi Erin. Düğmeye tıkladı ve sonraki beş dakikayı diliyle kedi ve kıçımı temizleyerek geçirdi.Yeterince iyi hissettirdi, ama Troy'un horozu gibi değil. Yüzüm ve başım soğuyan tükürük yüzünden üşüyordu. "Hepsi temiz," dedi Erin. "Şimdi duş zamanım," dedi ve kanepeden inip tuvalete doğru yürüdü. Kanepede kaldım, her yerim yapış yapış, orgazm yok. Hitachi'yi yerden aldım ve üzerine tıkladım. Hayata vızıldadı. Tanrıya şükür. Hala yüz üstü kanepede yatarken, asayı bacaklarımın arasına koyup içine ittim, sonunda oyuncağımı kullanmaya başladım ve sonunda orgazm oldum
submitted by uayasuo to KGBTR [link] [comments]


2020.11.20 18:09 SnooTomatoes3856 Her gün bir flood #7 (ben bu seriyi sevdim bayaı)

Annem Babama Nasıl Verdi Acaba Neler Hissetti! Part 3
akşam incide takılıyordum ki babam bini çıktı yanıma kapıyı tıklattı.. okan mı beyaz mı? diye sordum. ikisinin de amk aç kapıyı dedi. doğru cevabı verdiğinden açtım kapıyı. lan bu ne hal? diye bağırdı. ne var halimde? dedim. oğlum delirtme çıkar şunları diyor. taktığım sütyeni kastediyormuş amk.. bu herifin dar kafalılığı öldürecek beni. baba merve'ye aldım takmadı, o kadar para verdim. boşa mı gitsin? tasarruf yapıyorum dedim. tasarrufunu giberim diye bağırınca çıkarmak zorunda kaldım. tek tek tuvaletleri gezip boşa su akıyor mu? diye kontrol etmeyi biliyor oç. biz tasarruf yapınca suçlu oluyoruz. takacak ya bana, bahane arıyor. konuyu değiştirmek için zaman lerzan mutlu'yu ne kadar değiştirmiş, farkında mısın? diye sordum, giblemedi. böyle zekiliklerim vardır. aşırı bir tepki aldığımda olayı yumuşatmak için parlak zekamı devreye sokarım. ters ters bakıyor amk.. sen ne demeye geldin baba? dedim. demiyorum lan sana bir şey baba da deme bana amk dedi ve çıktı. oha amk itirafı kest. delirmek üzereydim.. babam kimdi benim amk? bu konuyu hemen açıklığa kavuşturmalı, incide arkamdan konuşulanları haklı çıkarmamalıydım.
not: lerzan mutlu annem olabilir.
hemen indim aşağıya sordum anneme. benim babam kim? dedim. mal mal konuşma git başımdan diyor. babam babam olmadığını iddia ediyor, kim benim babam cevapla çabuk, yoksa bida odama almam seni dedim. öyle deyince tırsmış olacak gitti babama sen ne dedin bu çocuğa? diye çıkıştı. ben biraz uzaklaştım, dayaktan korktuğum için. zaten duydum sonra babam yakışıksız ifadeler dillendiriyordu hakkımda. bunlardan bir gib çıkmayacaktı, kendi yöntemlerimle öğrenmeliydim. merve'nin yanına gittim. kapıyla küs olduğumuzdan ona bir şey söylemedim ve tıklattım. zaten onla harcayacak zamanım da yoktu. merve açtı kapıyı, ne var? dedi. önce benimle insan gibi konuşmasını, daha sonra göğüslerinin bir ara fotoğrafını çekmemiz gerektiğini, bir iş için lazım olduğunu tembihledim. git abi pff xs gibilerinden bir şey söyleyecek oldu, tuttum saçından. söyle, geçen saklayıp da söyleyemediğin şey neydi? benim gerçek babam kim? annem başka kimlere veriyor? dedim. sesi çıkmadı.. söyle çabuk yoksa nermin'in face profiline yine mesut yar'ın kilo vermeden önceki hallerinin fotoğraflarını atarım diye tehdit ettim, defol diye karşılık verdi. bu kız tam bir kevaşe.. artık anlaşılmıştı, aile içinden doğru cevap gelmeyecekti. bir an önce farklı yollara yönelmeliydim.
not: aradığım sorunun cevabı nermin'de olabilir.
sabaha kadar gözüme uyku girmedi. face'den, twitter'dan ve inci'den çeşitli duyurular yaptım. babamın kim olduğunu bilenlerin acil bana ulaşması gerektiğini yazdım. küfürle cevap verenlere gerekli tepkileri verip evden fırladım. 1. kata indim, yine o kadın çıktı. eşiniz evde mi? dedim. hayır dedi. oha bu saatte gelmedi mi hala? diye bağırdım. herif ağır tokmakçı amk evine bile uğramıyor. saçmalama işe gitti dedi. yemedim tabiki ama onla uğraşamazdım. sizin kocanız benim annemi gibmiş doğru mu? dedim. ne diyorsun sen defol git falan dedi küfür müfür bir şeyler saydırdı. dur kapatma kapıyı cevap ver dedim, kapattı huur kapıyı. annemin tadına varmış biri bu karıya katlanıyor olamaz deyip babamın bu adam olmadığına karar verdim. karşı komşu firuze teyzenin kapısını çaldım. eşiniz evde mi? diye sordum.. yok dedi. kocanızı kastediyorum, evde mi? dedim. yok evladım diye karşılık verdi. firuze teyze belanızı gibtirmeyin hepinizin eşi mi memur amk saat 8 buçuk deyince, bir şeylerden korkuyor olmalı ki kapıyı hakaret ederek kapattı. firuze teyzenin kocası ihtimalini aklımda tutmalıydım. firuze teyze bir şeyler saklıyor gibiydi. sıra 2. kattaki dairelere gelmişti.
not: 1. kattaki kadının adını hala bilmiyorum.
  1. kattakilerden birini tanıyorum da 4 numaraya hiç gitmemiştim. o yüzden önce tanıdığımdan başlayıp aradaki samimiyeti kullanmaya karar verdim. kapıyı çaldım, aramızdaki samimiyete olan inancından dolayı açtı kapıyı. aramızdaki samimiyete güvenerek nassın mehtap teyze görünmüyon? dedim. beni görmekten şaşırmış olacak ki ters ters baktı. kocanız annemi gibmiş doğru mu? diye sordum. sorgu tekniğidir bu, annem itiraf etmiş gibi yapıp lafı alacaktım ağzından. böyle zekiliklerim vardır. insanlara aklımla küçük oyunlar oynar, keskin zekam karşısında çırpınışlarını izlerim. lafı değiştirmek için terbiyesizlik yapma oğlum git işine hadi deyip kapıyı kapattı. bunların hepsi niye böyle davranıyor amk? 1 insan gibi sohbet edebilen olmaz mı koca apartmanda.. kocasından şüpheleniyor belli ki. bu ihtimali de cebe koyup 4 numaraya gittim. çaldım kapıyı benim yaşlarımda bir kız açtı. eşiniz evde mi? dedim. eşim yok benim, neden sordunuz? dedi. kocanızı kastediyorum hanımefendi, evde mi çabuk diye ısrar ettim. öğrenciyiz biz söyle ne söyleyeceksen diyor. bir an öğrenci ve kız olduğunu aklıma getirince çok heyecanlandım ve birkaç saniye aralıksız bakıştık. fakat benden hoşlanıyor olması, sorgu tekniğimden kaçabileceği anlsevgi gelmiyordu. babanız annemi bafilemiş doğru mu? dedim, gülüyor amk. oha bulmuştum galiba.. bu diğerleri gibi kapıyı kapatmamıştı. tabi bu benden hoşlanıyor olmasından da kaynaklanabilirdi ama gözlerinden babasını saklamak istediği gerçeğini okudum. bak dedim ayağını denk al, şahsi meselemizi sonra halledelim dedim ve babasının msn adresini istedim. uğraşamam senle deyip kapıyı kapattı. nihayet elime gerçekçi deliller geçmişti. ayrıca behzat ç'deki şule'den sonra ilk kez bir kızın benden hoşlandığını hissetmiştim. bu da olumlu bir gelişmeydi. neyse edindiğim bilgileri aklımda tutup 3. kattakileri sorguya çekmek vardı sırada.
    not: mehtap teyze ve erdal beşikçioğlu liseden sınıf arkadaşı olabilir.
  2. kattaki sinirli teyze biraz beni korkutsa da kapıyı çalmak zorundaydım. açtı ne var? dedi. olaya yumuşak girmek için natalie portman'ın léon'daki halini hatırlıyor musunuz? dedim. anlamadım? evladım işim var noldu? dedi. acelesi kendini ele veriyordu açıkçası. bu tavrı şüphelerimi artırmıştı. hanımefendi dalga geçmeyin benle, kocanız nerde? dedim. napacan kocamı? diyor. aklı sıra lafı değiştirecek oç. kadın biraz yaşlı olduğundan sorumu dikkatli sordum. muhterem beyefendinin validem ile vakt-i zamanında izdivaç ettiğini teferrüc ediyorum dedim. söylediğime cevap vermeyip lafı değiştirmeye çalıştı. annenin haberi var mı geldiğinden? dedi. sanane annemden oç deyip ondan önce kapıyı ben kapattım. sonra da açmadı oç. şüpheliler listeme eklenmekten kurtaramamıştı kocasını... karşı daireye geçtim. kapıyı tıklattım. kapıyı açan kadına ''oha siz burada mı oturuyordunuz? kapıcı sanıyordum sizi.'' dedim. ne diyorsun sen? falan bir şeyler geveledi. eşiniz evde mi dedim. yok bana söyle ne söyleyeceksen bebek içeride yalnız dedi. bebek kimden? diye sorunca biraz sinirlenip kapıyı kapattı. bu millet mal amk. babam tembihlemiş herhalde hepsine, konuşmayın demiş. bu adam tam bir oç, böyle bir şeyi benden saklayabileceğini nasıl düşünür? neyse şimdi gitmem gereken tek bir adres kalmıştı. firuze teyze.. fazla beklemeden bizim kata çıktım.
not: bebek önder açıkbaş'tan galiba.
bizim kata çıkıp firuze teyzelerin kapısını çaldım. firuze teyze kapıyı açınca bir şey söylemesine izin vermeden ''haykırmaaaak istiyoruoooğğmmmm konuşamıyorum'' eserini ilhan irem'in tarzıyla seslendirmeye başladım. bu daha samimi bir sohbet gerçekleştirmemizi sağlayabilirdi. noldu evladım yine? dedi. bakın firuze teyze sevişmek doğal bir şey ve insanın bir ihtiyacı. günümüzde yıldız tilbe bile sevişiyor dedim. oğlum git hiç sırası değil dedi. ne sırası değil? bu saatte görmeyin siz de şu işi kardeşim dedim. kapıyı kapatıyordu ki koydum ayağımı araya korkmasını sağladım. bildiğiniz gibi böyle çevikliklerim ve böyle zekiliklerim vardır. bu hareketimde iki yeteneğimi bir potada erittim. napıyorsun oğlum sen? git evine yürü dedi. eşiniz annemi emmiş doğru mu? dedim. anlamadığım birkaç arapça cümle söyleyerek kapıyı kapattı ve kafamı karıştırdığını sandı. fakat bu hareketleriyle kendini ele vermiş oldu. çünkü firuze teyzenin arapça bilme ihtimali çok düşüktü. böyle basit hamlelerle aklımı karıştırmayacağından şüpheliler listeme kocasını ekletmekten kaçamadı. yeterli bilgiyi toplamıştım. şimdi eve gidip taylor swift'in love story şarkısı eşliğinde bir durum değerlendirmesi yapacaktım. kapıyı çaldım, annem açtı. nereden geliyorsun? diye sordu. konuyu değiştirmek için defne joy foster öldü 3 gün yas tuttunuz, 30 şehit öldü şimdi neredesiniz? dedim. mal mal baktı, fırsattan istifade odamın yolunu tuttum.
not: ilhan irem, taylor swift'e kanye west'in yaptığı ayıbı yapmazdı.
harun kolçak posterimi ters çevirip duvara astım. şüphelilerin isimlerini, yaşlarını, duyabildiğim kadarıyla haftalık sevişme sayılarını yazdım. o sırada babam geldi, kapıyı tıklattı. gel lan kahvaltı yap dedi. yeterli eti cinim olduğunu, kapımın önünü derhal terk etmesse merdivenlerle konuşacağımı, bir daha onu üst kata çıkarmayacağımı söyledim. öyle deyince korkmuş olacak ki hiçbir şey demeden aşağı indi. elimdeki delilleri ve düşündüklerimi facebook, twitter, inci'de paylaştım. msn iletimi ''alem arka olmuş.'' yaptım. insanlardan yardım istedim. fakat herkes oçlik peşinde olduğu için gerekli küfürleri gerekli yerlere iletip sosyal ortamdan da umudumu kestim. neden herkes bana karşı amk bir anlasam... daha sonra kapım çalındı, gelen merveydi. şaşırdım amk hangi dağda kurt öldü? diye sorup biraz gülümsedim. abi açar mısın kapıyı? dedi. önce soruma cevap ver dedim. abi aç şu kapıyı diye bağırınca daha fazla sinirlendirmemek için kapıyı açtım ve hangi dağda kurt öldü? derken gerçek bir soru sormadığımı, kendisine bir espri yaptığımı belirttim. yoksa 12 yaşında kız nerden bilsin amk nerde kim öldü * böyle esprili anlarım vardır. sivri zekamla beklenmedik espriler yapar, insanları aralıksız güldürürüm. neyse derdin ne merve? sütyensiz birini odama almadığımı biliyorsun, acele et dedim. bir fotoğraf çıkarıp, abi bu iğrenç şeyi niye yatağımın altına koydun? dedi. o iğrenç dediği şeyin david fincher'ın 25 kare tekniği olduğunu ve fight club'ın final sahnesinde bulunduğunu belirttim. merve iyi kız, hoş kız da cahil biraz galiba.. bir daha yapma böyle şeyler yeter artık dedi. konuyu değiştirmek için bu yaşar nuri öztürk saba tümer'e neden bu kadar sinirli? diye sordum. aklı karışmış olacak ki cevap vermeden çıktı odadan. ben de işime bakmaya devam ettim.
not: helena bonham carter yaşar nuri öztürk'ten hoşlanıyor. ikisinin de 3 ismi var.
duvardaki yazdıklarıma bakarak bir süre düşündüm. daha sonra benden hoşlanan öğrenci kızla şükran teyzenin akraba olduklarını farkettim. bu da firuze teyzenin kocasının benim babam olma ihtimalini kuvvetlendiriyordu. indim aşağıya annem mutfakta bir şeylerle uğraşıyordu. anne firuze teyzenin kocasıyla nereden tanışıyorsunuz? dedim daha mevzuya girmeden. böyle zekiliklerim vardır. konuya farklı bir yerden girer, karşımdaki insanın aklımın oltasına düşmesini beklerim. fakat annem git başımdan, uğraşamam gibi basit kelimelerle beni başından atmaya çalıştı. yemedim tabiki, ama yine de çok üstüne gitmeden lafı ağzından alıyım diye kim kardashian'ın en küçük kız kardeşinin model olmak istediğinden bahsettim. yine aynı basitlikte cümlelerle lafı geçiştirmeye çalışınca kafasını karıştırmak için requim for a dream'in ne kadar overrated bir film olduğundan bahsettim ona. fakat kadına işlemiyordu. anlaşılmıştı, çözülmesi için biraz daha zaman vardı. ben de yukarı çıkıp biraz kafamı dağıtmalı, başka şeylere yoğunlaşmalıydım. bu kadar düşünmek bana bile fazla gelmişti. inci'ye girip semiha berksoy ferresi yolla diyene yolluyorum başlığı açtım. pek ilgi görmeyince twitter'a girip birkaç güldüren şaka yaptım. kimse rtlemeyince face'e girip liseden arkadaşım pelin'in duvarına halil sezai paracıklıoğlu senden hoşlanıyor yazdım. 2 dakika sonra kaldırdı gönderimi oç. herkes bana karşı amk böyle dünyanın necati ateş'ini gibiyim deyip uykuya dalmaya karar verdim ve yatağa yattım. bir an önce sabah olmasını ve planlarımı hayata geçirmeyi istiyordum.
not: pelin kim kardashian'ın erkek kardeşine veriyor. eminim...
sabah kalktım erkenden reserved ne demek ola ki amk? diye düşündüm biraz. daha sonra quentin tarantino'nun adını hatırlayamadığım bir filmine gönderme olduğuna karar verip işe koyulmayı tercih ettim. merve'nin odasına inip biraz kapıyla dertleşmek istedim, fakat cevap vermedi oç. tüm dünya bana karşı birleşmiş amk deyip eticin+cappy i mideye indirdikten sonra firuze teyzelerin daireye indim. kapıyı tıkladım, açan olmadı. fakat içerde ayak sesleri vardı amk uyuyor olamazlardı. böyle zekiliklerim vardır, şeytanı ayrıntıda arar, aklımı kullanarak yerinde gözlemler yaparım. açmaları için kapıyı daha sert vurmaya başladıktan sonra firuze teyze açtı kapıyı. bir şey dememe izin vermeden bak çıkacam söyleyecem artık sizinkilere yeter böyle oğlum, acıyorum ses çıkarmıyorum dedim. sen kimsin bana acıyorsun firuzan teyze? kocanı çağır dedim. adını firuzan olarak telaffuz ettim ki onu önemsemiyor gibi bir görüntü verip, karşımda ezilmesini sağlayım. böyle hınzırlıklarım vardır. kocamı çağırırsam dayak yersin, git bak dedi. babam değil mi? döver de, sever de.. karışmayın çağırın dedim. ne diyorsun oğlum sen, çık elimi belada koyma diyor oç. eğer kocasını çağırmassa zabıta ya da pakize suda'yı çağıracağımı belirttim. fakat kadın oralı olmadı.. yetmezmiş gibi kapıyı yüzüme kapattı. oğlunuz büyüyünce önder açıkbaş gibi olacak hepiniz oç siniz deyip bizim daireye çıktım. konuyu manevi babama açma vakti gelmişti.
not: reservedla ilgili filmde pakize suda oynuyordu galiba.
kahvaltı masasına oturup bir süre herkesin uyanmasını bekledim. o sırada abraham lincoln'ün annemle ne ilgisi olabilir? diye düşündüm. neyse ki ilk uyanan babam oldu. napıyon lan burda? uyumadın mı? dedi. uyuduğumu, çünkü beynimin en fazla uyurken geliştiğini belirttim. beynini gibiyim gibilerinden ucuz bir laf etti. bu adamın aklı sıra benle taşak geçmesi çok sinirlerimi bozuyor. manevi babam olduğunu öğrendikten sonra bıçaklamayı düşünmüyor değilim. neyse buna daha fazla takılmayıp onu popülasyon genetiğinin kurucuları ingiliz biyologlar ronald fisher ve j.b.s. haldane için 1 dakikalık saygı duruşuna davet ettim. giblemedi oç.. tabi ben hiç bozmadan duygulu bir 1 dakika yaşadıktan sonra konuya girmeye çalıştım. fakat bu oç döver diye yavaş yavaş bahsetmeliydim içimdekilerden. ilk insan ademse ya bu kızını gibti, ya da oğulları kız kardeşlerini? diyerek bir sohbet konusu açmaya çalıştım. sabah sabah sürünme yine.. diyince olayı mantık boyutundan şiddet boyutuna taşımamak için lafı uzatmadım. önce sevecen olmalıydım. bak dedim sen de bu yaşıma kadar büyüttün ettin, aç susuz koymadın eti cinim ekgib olmadı sağol dedim. ne diyon sen amk? diyor oç hala işin gırgırında. baba, bak hala baba diyorum sana. sen kim olduğunu söylemedin ama ben gerçek babamı buldum dedim. ilk başta şaşırdı, sonra zekama şaşırmış olacak ki hafif gülümsedi. kimmiş? dedi joe biden dedim. oç kahkaha atıyor karşımda. ne gülüyorsun amk baktım netten ben joe biden türkiye'yi başkan yardımcısı olmadan önce defalarca ziyaret etmiş dedim. oğlum bak sinirleniyorum, gibtir git diyor bana muallaknin evladı. hayır dedemi tanımasam manevi babama böyle söylememem gerektiğini düşünücem. ama biliyorum dedemi, kesin muallaknin evladı bu. az önce buraya gelip düşünmeye başlayana kadar firuze teyzenin kocası sanıyordum. o da bafiliyor annemi ama benim babam o değil, az önce düşününce farkettim dedim. ayağa kalktı bu hiçbir şey demeden üzerime yürüdü. şiddet çözüm değil, mantıklı ol. joe biden olmayacak da kim olacak? bunu daha önce düşünmemiş olmam saçma değil mi? diyecektim saç.. diyebildim. ağzıma burnuma daldı amk. bu kez farklı oldu biraz. 1 dişim kırıldı, gözüm 10 dakika içinde hafif morlaştı. elmacık kemiklerim çok acıyordu. vurdukça da kesmedi öncekiler gibi oç. neyse bıraktı gidiyordu sen benim maddi babam değilsin dövemezsin beni diye bağırdım. maddi o anlamda kullanılmaz gerizekalı diye yanıt verip odasına gitti. hmmmm bunu biraz düşünmeliydim.
not: ronald fisher, joe biden'ı duşta seyretmiş.
bir süre burnumdan yere damlayan kanları izleyip kafamda robert downey jr.'ın sherlock holmes performansını değerlendirdim. annem uyanmış amk o geldi ne oldu yine? ne bu halin? salim allah belanı versin deyip ağlamaya başladı. haltları sen yiyorsun, dayağını ben yiyorum anne dedim. ne yaptın yine gerizekalı? sorusuyla karşılık verdi. joe biden'ın babam olduğunu manevi babama söylediğimi belirttim. gözlerinden okudum bir yıllar öncesine gitti.. hiçbir şey demedi, ilk yardım gereçlerini getirdi. bunların yararı olmayacağını, acil bana merve'nin ojelerinin lazım olduğunu söyledim, takmadı. benim de kalkıp onları getirecek halim yoktu açıkçası. her tarafım acıyordu. daha sonra babam oç geldi annemle sırtladılar beni odama taşıdılar. güya şefkatli görünüp joe biden'ı aramama, onları terk etmeme engel olacak oç. ama yağma yok.. iyileştikten sonra ona gününü göstermeye karar verdim. gözlerim dolacak gibi oldu, kendimi tutmak için youtube'a girip harun kolçak'ın ''gir kanıma'' klibini izledim. biraz daha iyiydim.. biraz kafamı farklı şeylere odaklamam gerekiyordu yine. zeki insanların da dinlenmeye ihtiyacı vardır. o yüzden kafamdaki bir diğer önemli soru önder açıkbaş nasıl ünlü oldu? ya yeniden cevap aramaya çalıştım. kendisinin okan bayülgen ile eşit iq'da olduğunda bir kez daha karar kıldım ama dediğim gibi bunu zaten biliyordum. bana daha farklı argümanlar lazımdı.
not: babam oç önder açıkbaş'a kızıyor, sinirini bizden çıkarıyor.
neyse google görsellerden ibrahim erkal fotoğraflarına bakıp sakinleştikten sonra youtube'a girip mustafa karadeniz kamera şakaları izledim. artık iyiydim... şimdi joe biden'a ulaşmak lazımdı. twitter'da kendisini followlayıp birkaç mention attım. facebook duvarıma joe biden beni bul, konuşmamız gerek yazarak telefon numaramı paylaştım. son olarak serkan inci'ye pm atıp beni joe biden ile tanıştırmasını rica ettim. bu ikilinin liseden arkadaş olduğunu düşünürken keşfetmiştim. her tarafım ağrıdığından aşağı inemezdim. anneme seslenip gelmesini söyledim. gelince robert plant'in vokalistliğini yaptığı efsane ingiliz rock grubunun ismini sordum. bilemedi cahil oç... yine de içeri aldım çünkü durum ciddiydi. annem içeri girince manidar olsun diye youtube'dan metin ışık'ın lay lay lom eserini açtım. böyle zekiliklerim vardır. yaptığım eylemlerle insanlara mesajlar verir, onları beynimin labirentlerine davet ederim. ne diyorsun söyle çabuk? bir ihtiyacın mı var? dedi. anne joe biden'a acil ulaşmam lazım. telefon numarası vardır sende, versene.. dedim. hiçbir şey demeden çıktı odadan oç. beni peydahlamayı biliyorsun. o zaman bazı sorulara da cevap vereceksin amk. neyse ben yeteri kadar zekiydim, kimseye ihtiyacım yoktu. açtım yeniden twitter'ı baktım beni ne followlamış, ne sorduğuma cevap vermiş. bu beni biraz üzdü. herkesten sonra onun da bana sırtını dönmesi fazla ağır olmuştu. tavrımı anlasın, kendine çeki düzen versin diye son kez ''followa follow aqar agaaaaaaa'' yazıp kendisini unfollowladım. baktım facebook'taki çağrıma da cevap verdiği yok, dikkat çekmek için gönderimin altına ''a tempest of siblings, business and fame engulf olympic decathlete bruce jenner and paparazzi fave kim kardashian as their huge hollywood families collide.'' yazdım. hani adam ingilizce biliyor ya.. o açıdan. böyle zekiliklerim vardır. her bireyi kendi başına, kendi şartlarıyla değerlendirip onları aklımın kapanına sokarım. inci'deki inboxım da hala boş olduğuna göre biraz daha beklemem gerektiğine, bu sırada hegel şükran teyze akrabalığının ne anlama geldiğini düşünebileceğime karar verdim.
not: mustafa karadeniz hegel'i çok komik şakalardı.
sağ dizimdeki, dirseklerimdeki ve elmacık kemiğimin üst kısımlarındaki morluklara merve'nin daha önce kaçırdığım ojesini sürüp biraz dinlenmeye çekildim. 2-3 saatlik bir uyku çektikten sonra inci'ye girdim. inboxım hala boştu. serkan inci'ye sen git hala fakir gibi dilen, bir işimize yardımcı olma oç yazdıktan sonra balkona çıkıp ela'nın gelmesini bekledim. bir kere de sözünde dur amk kızı yaralıyız bir de. tam 45 dakika bekletti. ben de daha fazla beklemedim ki tavrımı anlasın. böyle zekiliklerim vardır. gerekli durumlarda sinirimi beynimin kıvrımlarıyla harmanlayıp ortaya akıl ürünü, zekice tepkiler çıkartırım. kapım tıklandı, gelen manevi babammış. steven spielberg mü? david lynch mi? diye sordum. gibtirme onları bana aç şu kapıyı dedi. bu adamda gelişme var amk. bu ara hiçbir soruyu kaçırmıyor. doğru yanıtı duyar duymaz açtım kapıyı. buyur ne vardı? dedim. oğlum bir an aşırı sinirlendim, böyle olsun istemezdim, kusura bakma dedi. joe biden'a ulaşacağımı anlayınca arkaü tutuştu oç nin. yine de asıl niyetini anlamamazlıktan gelerek olur böyle şeyler baba dedim. aferin bak, yarak yarak konuşma adam ol şöyle diyor. güzel ortamı bozmamak, lafı değiştirmek için dostoyevski'deki st. petersburg tasvirleri başka kimde var allasen? diye sordum. aval aval baktı. bak baba dedim, madem yapıcı konuşuyoruz. ben önemli değilim, artık düşünme beni.. ben bakarım başımın çaresine dedim. aferin oğlum dedi. ama merve adına endişeleniyorum baba, face'den sınıfındaki erkek arkadaşlarıyla konuştum kimseyle sevişmemiş dedim. daha lafa devam edecektim kalktı gidiyor saygısız oç.. dur dedim nereye gidiyorsun amk? almayım ayağımın altına bak zor tutuyorum kendimi diyor. bu adamın pgibolojik desteğe ihtiyacı var amk. olur olmaz yerde dayak atmaya çalışıyor. merdivenlerden inerken annen yemek hazırladı getirsin odana söyleyim de dedi. annemden sanane oç deyip kapıyı kapattım, üzerine kitledim.
not: ela'yı david lynch'e yar etmem. niyetlerinin farkındayım ama bu asla olmayacak.
baktım face'e, twitter'a joe biden'dan hala ses yok. bu annem de 1 kere olsun adam gibi adama vermiyor amk. babam olma ihtimali olan herkes oç. neyse çıktı annem yemek getirdim aç kapıyı diyor. önder açıkbaş nasıl ünlü oldu? dedim. oğlum aç kapıyı uğraşamam senle diye karşlık verdi. fakat yağma yoktu. şu sorularıma bu evde artık cevap verilecek amk. ciddi bir şey soruyorum, önder açıkbaş nasıl ünlü oldu? diyerek sorumu tekrarladım. buraya bırakıyorum yemeği alırsın dedi. açtım kapıyı pilav nohut var.. üzerine vişneli cappy döküp afiyetle yedim. tam hatırlayamadığım bir şeye sinirlenip boşların olduğu tepsiyi yatağın altına sakladım. harun kolçak'ın gir kanıma klibini izleyip sakinleştikten sonra yeniden joe biden'ı bulmanın yollarını aradım. birden joe biden'ın bizim apartmandaki öğrenci kızın akrabası olduğu aklıma geldi. o kızla hemen konuşmalıydım. evden çıkmama izin vermeyeceklerinden üst kattan sıvışmaya karar verdim. böyle zekiliklerim vardır. insanların benim üzerimde kurmaya çalıştıkları baskıya, onlara akıl oyunları yapıp, beklenmedik anda beklenmedik eylemlerde bulunarak cevap veririm. yürümekte zorlandığım için kızın katına inmem 15 dakikamı aldı. ama sonunda varmıştım. tıkladım kapıyı, açtı. konuya alakalı bir yerden girmek için bu model grubunun solisti neden spastik kız çocuğu taklidi yapıyor? diye sordum, gülümsedi. bu olumlu bir gelişmeydi, balık oltaya geliyordu. ne vardı? dedi. joe biden'ın telefon numarası lazım dedim. o kim? diyor amk. yeni nesil ecdadını akrabasını tanımıyor ayıp oç dedim. şaşırmış görünüyordu.. daha sonra anlamlı bir sosyal mesaj vermek için ''ecdad tarih yazmış, torun okumaktan aciz.'' diye bağırdım. ehehe ne kullanıyorsan aynısından istiyorum deyip kapıyı kapattı. oha! oha oha oha oha wowwww... ekşici lan bu dedim. espriyi kest dedim. telefon numarasını alamasam da kızın ekşici olduğu bilgisine ulaştım. bu da joe biden ile ekşiyi direk ilişkili kılıyordu. zaten daha önce şüphelendiğim bir durum olduğundan bir an önce odama çıkıp bunun üzerine düşünmeye karar verdim. yaklaşık yarım saat sonra kimseye farkettirmeden odamdaydım.
not: öğrenci kız geceleri evinde harun kolçak'ı misafir ediyor.
daha sonra odamda enrique iglesias'ın hero klibini izlerken joe biden-ekşi ilişkisini düşündüm bir süre. tüm bu karışıklığın arkasından roberto baggio'nun çıkabileceğini tahmin ediyordum. twitter'da ve facebook'ta durumumumu edit:imla diye güncellendim. birkaç film izledim beğenmedim, birkaç şarkı dinledim ağır eleştirdim. aralarına sızarsam belki daha kolay çözülürler diye düşündüm. böyle zekiliklerim vardır. insanlara yakın davranıp bana güvenmelerini sağladıktan sonra onları beynimin duvarlarına hapsederek istediklerimi vermelerini sağlarım. fakat 2 saat boyunca kimseden ses çıkmamıştı. merve'nin odasına inip konuyu kapıya açmaya karar verdim. indim aşağıya, bak dedim kapı; aramızda çeşitli gerginlikler, hoş olmayan olaylar yaşandı. gel geçmişe bir sünger çekelim. dedim. hiç cevap vermedi oç. yine de büyüklük bende kalmalıydı. eğer barışmak istersen ben odamdayım, harun kolçak dinleyip birbirimize el şakası yaparız dedim. tamam gibilerinden kolunu oynattı. merve açtı kapıyı.. napıyorsun abi burda? diyor. hiç dedim bir meseleyi hallettik. bak merve dedim kaç gündür babamı arıyorum ve kendisine ulaşmama ramak kaldı. ona ulaştıktan sonra sizi terk edecem. aklım sende kalarak gitmeyim, şu aldığım sütyenleri kullan artık dedim. bak çağırırım babamı? diye tehdit ediyor oç. hemen konuyu değiştirdim. bu egemen bağış ne komik adam değil mi? seviyorum vallahi dedim. o kim abi diyor cahil oç. hem sütyensizsin, hem cahil daha fazla muhattap olamam deyip odayı terk ettim. giderken kapıya selamımı çaktım. daha sonra apartmandaki daireleri gezip behzat ç. izleyip izlemediklerini sordum. verilen cevaplara göre apartmandaki oçlik oranını hesapladım. sonuçlar beni üzmüştü.
not: roberto baggio ve akbaba aynı kızdan hoşlanıyorlar.
ertesi gün akşsevgi kadar incide takıldım, eti cin yedim, ela'yı bekledim vs.. akşam olduğunda aşağı indim. herkes salondayken mandalina aşıracaktım. sesimi duymuş olacaklar ki manevi babam salona çağırdı, gittim. ne vardı? dedim. gel yanımızda otur, dizi izleyelim dedi. arkaü tutuştu oç nun.. yine de annemin hatırına oturdum. hiç ağzımı açmadan 20 dakika bekledim. daha sonra fatmagül'ün teyzesine sinirlenip masanın üstündeki bardağı televizyona fırlatınca babam elinin tersiyle suratıma bir tane yapıştırıp odadan kovdu. üvey baban mı var derdin var amk.. neyse odama çıkıp bir süre astrofizik üzerine düşündüm, hubble ultra derin alanını seyrettim. bundan da sıkılınca şükran teyzelerin kapısını çalmak için üst kattan sıvıştım. kapıyı tıkladım, şükran teyze açtı. oo nasılsın şükran teyze, mehmet amca yok mu? dedim. var içeride demeye kalmadı o oç da geldi. kapat kapıyı şükran diyor oç.. mehmet amca babam karınızı tokmaklıyorsa sorunu onla çözün, zaten kendisi öz babam bile değil dedim. git elimden kaza çıkacak diyor amk oğlu. neyse alt kata benden hoşlanan öğrenci kızın dairesine indim, kapıyı tıklatınca hemen açıyor. bu çok iyi bir özellik. insan ilişkilerinin etik kuralları gereği naber? dedim. iyi canım sen diyor. bu da hemen atacak kapağı oç.. ağırdan al kızım. evlenecez demedik. canım manım ne ayaksın? neyse kardeşimin pedi bitmiş de sizden alabilir miyiz? dedim. tabi dedi. ama mümkünse kullanılmış olsun diye rica ettim. öyle deyince bir döndü kaç yaşında senin kardeşin? diyor. ne alakaysa amk bu kızın kafada bir kırıklık var. 12 ne oldu da? dedim. kapıyı yüzüme kapattı. amk sen bana naz yapacan diye kardeşim zor durumda kalacak bencil oç. ilişkimizle ilgili meseleleri bire bir halledelim kızı niye mağdur ediyorsun? bunları söylemek için kapıyı bir kez daha tıkladım, yine açtı sağ olsun. konuya farklı yerden girip tepkisini azaltmak için plüton'a da çok ayıp ettiler ha.. dedim. ya arkadaşım ne istiyorsun benden? dedi. 1 ped rica ettik küfretmediğin kaldı. aramızdaki sorunları baş başa halledelim, şimdi pedi ver dedim. annenle tanışıyoruz, ona bir bir söyleyecem bunları deyip kapıyı kapattı. sanana annemden oç deyip kapıya bir tekme attım ve ben de yukarı çıktım. manevi babam çağırdı yanına, gittim. he dedim, noldu? haftaya azize halanlar geliyormuş, 1 hafta kalacaklar dedi. burcu bakireyse almam eve deyip odama çıktım. azize halam ilginç bir kadındır.. daha önce mehmet amca ve 1. kattaki kadının kocasıyla kısa süreli ilişkiler yaşadı, yürütemedi. gençliğinde mehmet demirkol ile 2 yıllık bir beraberlik yaşamış. şimdi bizim süleyman enişteyle evli görünüyor.
not: benim manitanın babasıyla süleyman eniştenin sık sık öpüştüğünü duydum.
halamların geleceği gün erkenden kalktım. vücudumun kıldan muzdarip yerlerini tıraş ettim. duşumu alıp, kolonyamı sürdükten sonra artık hazırdım. annemler aşağıda hazırlıkları tamamlamıştı. annem geleceklerinden dolayı baya sevinçli görünüyor ama eniştemin gelmediğinden haberi yok herhalde. 2 yıl önce yazlıklarına gittiğimizde eniştemle mutfakta buluşuyorlardı. gözlerimle gördüm.. neyse kapı çaldı indim hemen aşağı. halamlar geldiler falan, burcu ve ekrem de gelmişti. ekrem oç benim hasmım.. benden nefret ediyor biliyorum. yine de burcu'nun hatrına ona katlanmak zorundayım. neyse halamın elini öptüm burcu'yu öptüm falan. tokalaşma merasimi vs.. merve malıyla burcu bir garip hareketler yapıyorlar, ilginç sesler çıkarıyorlar falan. ne yapmak istediklerini tam anlamadım ama sonunda sarıldılar da olay tatlıya bağlandı allahtan. neyse salona geçtik biraz sohbet etmek için. annem açlığınız var mı? diye sordu. ne biçim soru soruyorsun anne, yıllardır giriş katında kirada oturuyorlar? dedim. sen sus diye yanıt verdi. bu kadın tam mal ya.. neyse sen nasılsın oğlum? diye sordu halam. iyiyim hala kız arkadaşım ve yeterli eti cinim var. sen nasılsın? dedim. biz de iyiyiz çok şükür dedi. nasıl iyisin hala? burcu'nun hala göğüsleri büyümemiş. ne rahat insanlarsınız? dedim. babam gibtir ol git gelme buraya diye kolumdan sürükleyerek odadan kovdu. oç 2 dakika hasret gidermemizi de kıskandı. gerçek babam olmadığını sanırım halam da bilmiyor. telaşı ondan... neyse merve'lerin odasına gidip burcu ile merve'yi beklemeye karar verdim. beraber yatacaklardı çünkü.. onlarla etraflıca bu göğüs meselesini konuşmalıydım. gittiğimde kapı kilitli değildi, girdim içeri. kapıyla 5 dakika kadar sohbet ettikten sonra merve ile burcu geldi. kevaşe merve abi ne işin var burda? çık diyor oç. bekle dedim burcu'ya bir şey sormam lazım. sor abi dedi burcu. ekrem hala kızgın mı bana? dedim. niye ki? dedi. ben ten kol saatini cinsel uzvuma taktığımdan beri bana hep ters davranıyordu dedim. yok abi seviyor seni dedi.. oç ekrem o imajı yaratmış ailesinde bilerek.. böyle şeytanlıkları vardır. asıl düşündüğünü son ana kadar söylemeyip, olayların istediği gibi şekillenmesini ister. açıkçası ekrem'den korkuyordum ve bu konuyu annem benim için çözmeliydi. gittim mutfağa annemi yanıma çağırdım. korkumu belli etmemek için konuya farklı yerden girerek okul filmi vardı taylan biraderlerin, sinem kobal oynuyordu. ne korkmuştuk değil mi? dedim. cevap vermiyor oç.. bak anne dedim bu ekrem beni üzüyor. garip hareketleri var deli gibi bir çocuk bu. ayrıca biliyorum ki benden kurtulmanın planlarını yapıyor, benden nefret ediyor dedim. saçmalama oğlum 8 yaşında çocuğun senle ne derdi olsun? diyor oç. ölsem gitsem umurlarında değilim.
not: ekrem okul filminden daha korkunç.
submitted by SnooTomatoes3856 to akagas [link] [comments]


2020.11.19 16:22 mizantropist_makarna Biz saf su mu içiyoruz Allah’ın salağı

Geçen arkadaşlarla yemekteyiz su şişesini açmaya çalışırken üzerime döktüm.İnşallah çabuk kurur dedim.Arkadaşım Berke asit baz tepkimesi yapalım kurur dedi.Kıyafetime asit dökmeyi önerdi manyak.Diğer arkadaşım Ceyda suyun ph’ı 7 nasıl asit baz tepkimesi yapacağız dedi.Ben tabi köpürdüm. 8.sınıf bilgisini bile bilemiyor geri zekalı. Cidden mi bu kadar bilgisiz olamazsın dedim kendi kendime. En sevdiği ders kimya olan biri için bu cahilliği kaldıramadım. Kız suyun ph’ını biliyor tamam da kardeşim hiç mi su şişenin etiketine bakmadım ph’ı kaç diye. Ph 7.0 su iç bakalım sen noluyor. “Biz saf su mu içiyoruz Allah’ın salağı” diye bağırdım.Restoranda herkes bana bakıyordu.Bu salaklarla neden arkadaş olduğumu sorgulamadım değil. Yemin ederim çıldıracaktım.
submitted by mizantropist_makarna to kopyamakarna [link] [comments]


2020.11.15 13:48 askeladdenius arkadas ıcın mıllı oldjm

beler simdi bizim.okulda bir tarih hocası var hiç sevmem kendisni :Ddd işte bunun dersindeyiz yine ben dinlemiyom tabi dersi 😀 ders boyunca uyudum sonra tenefus ziliylr uyandim iki tane kız tuvalete gitmiş gormedim onlari neyse bende tuvalete girecem ama uyku sersemiyim 😉 yanlışlıkla kızlar tuvaletine girmisim amk neyse girdim.bir kabine sictim bi guzel 😀 sonra ellerimi yıkayacam baktim bir kabinden ah uh sesler geliyor 😀 kim.var lan orda aminakoyim dedim iki tane kız çıktı lezbiyen dedim bir şartla söylemem benle beraber takilacaksiniz 😀 zaten biliyordum lezbiyen olduklarini ondan.cok şey etmedim 😀 neyse kızlar tamam dediler arkadaşım yok benimde.bana arkadaş oldu 😀 okul çıkışı çıktık geziyoz dışarda sinemaya gidecez bir kızın adı ceren diğeri aslı neyse kardes gıdıyoz sinemaya aslinin annesi aradi yolculuğa gideceklermis asli ayrildi aramizdan😀 cerenle kaldik bas basa sinemaya gittik yol ustunde lc waikiki vardi girdik oraya kız sutyen alacakmis neyse ben gittim.bunun kabinin önüne bu deniyor çağırdı beni içeri olmuş mu dedi ben bunun füzeleri gördüm yarrak.bir sahlandi aminakoyum 😀kalkis o kalkis bir daha inmedi o yarrak 😀 kiz bakti oha bu kadar büyüyor mu dedi oksamaya falan basladi 😀 ben dedim sırada o kadar kişi var burda olmaz kiz tamam dedi ciktik ordan sinemaya gittik en ucuz filme girdik bide geçtik en arkaya 😀 tam.cikarttim.pantolonu annem aradı nerdesin diye dedim.gelicem eve 1 saate ev zaten yakin dert etmedim 😀 neyse bu benimkini yalamaya başladı sonra ben dayanamadim bunun amini yaladim bu mal bir kaç kere ah oh falan dedi 😀 bir abi dedi ki gençler biraz sessiz olun 😉 neyse ben bunun amini yaladim biraz sonra dedim yaptığımız suç insan içinde sevişiyoruz diye 😀 sonra ordan çıktık evlere gittik gece oldu uyuyacam benim tassaga bir agri girdi aminakoyum 😀 o kadar agridi ki uyuyamadım neyse bir şekilde yattim sonra sabah uyandım kiz meme atmis altina da çok iyiydi bugün tekrar bulusalimmi demis ben dedim anneme bugün okula gitmeyecem zaten son haftaydi çok sıkıntı olmadi 😀 buluştuk biz bu kızla bunun babasinin kafesine gittik orda birer kahve içtik kiz dedi evden bir şey almam lazım gittim onla beraber 😉girdi kız içeri ben kapıda bekliyom dedi gelsene bende durur muyum geçtim hemen iceri 😀 yaz günü bide spor takilirim ben şort falan bu kiz ustunu degistirecek pantolonu çıkarttı o beyaz tenli sütun gibi bacakları gözüktü aminakoyum yalanacak kadar guzel 😀 neyse benim sik kalkış o kalis kiz gordu yaklasti eline aldı biraz 😄 sonra biz bununla dudaktan opustuk biraz ben dayanamadım çıkarttım yarragi taktim prezervatifi sokmaya başladım buna aminakoyum ami yaniyordu harikaydi 😃 bu mal evi inletiyor öyle ahliyor ki 😀 tabi en sonunda bosaldim kizin babasi da aradi misafir gelecekmis bende gittim onların evden 😃 neyse işte o gün öyle bitti cerenle şuan sevgiliyiz karantina bitsin her gün sikecem 😀
submitted by askeladdenius to kopyamakarna [link] [comments]


2020.11.14 20:08 MrARAS75 LİSELİ YAŞITLARIM İÇİN AMCI SERVİSİ

Belirti listesi tam liste:
  1. Dış görünüş: Pahalı ve hawli kulaklık, sweart shirt, uzun(arkaya değil öne doğru) şaç,
  2. Davranış: Benim gibi okuyan ve araştıran insanlardan nefret eder(nedeni sormayın)
  3. Davranış(Karşı cins): Eğer sevgilisi varsa "Sen onu hak etmiyorsun [kızın ismi] burada sana daha laik insanlar var." Yoksa hava atar ama normal bir hava değil "ıPhone 8+ aldım bende işte geçen ehe ehe"{Amcık sanki kendi paranla aldın}
  4. Davranış(Arkadaşları): "AQ [Arkadaşının ismi] ananı sikeyim hgpaoıhwtpahpthp"
  5. Davranış(Hocalar): "Hocam haklısınız hocam (5 puan sözlümü fazla verse amk)"
  6. Müzik Zevki:"Sikik Türk radyolarında ne çıkıyorsa o "RAP GERÇEK MÜZİK APİİİİİİİİİİİİ"
  7. Okuma/Araştırma Sıklığı: YOK
  8. Hobileri: YOK
  9. Hoşlandığı Film Türleri: BELİRSİZ
  10. Dünya Görüşü: YOK
  11. Beyin: YOK
  12. Gelecek Planı: YOK
  13. Ailesi ile Geçinme Biçimi: "Beni anlamıyorsunuz tamam mı????????
Eğer bunlardan 6'sından fazlası varsa ne yapmalıyız ?
  1. Bu adamlar zaten sigara alışkanlığı vardır gidin söyleyin güvendiğiniz bir hocaya ayağını kaydırın.
  2. Ha bu da olmuyorsa sevdiklerinizden uzak tutun (Sevdiğiniz bir kız varsa ya da sevdiğiniz ve arkadaş olarak gördüğünüz bir kız arkadaşınız varsa)
  3. İLK FIRSATA SİKİN
submitted by MrARAS75 to KGBTR [link] [comments]


2020.11.14 19:11 aydalistkemal Gay birisiyle arkadaş olmak

Ortak bir arkadaştan tanışıyoruz bana biraz yürüdü gibi oldu ama ben arkadaş olarak davrandım iltifat olarak algıladım.Aklıma geldi ben bu adamla kanka olsam bana yürürmü? Ayrıca kız arkadaşı çok bana ayarlarmi burdan çıkarım olurmu?
submitted by aydalistkemal to KGBTR [link] [comments]


2020.11.14 17:22 siiyucnm Kopya Serisi 1

Evet beyler çoğumuzun yazılı haftası yaklaştı ama gördüğüm kadarıyla hala buralarda takılan ibneler var.KGB'li dediğin sınavlarından en az 60 alır bilader.
O yüzden bir kopya serisi başlatıyorum.Çalışmadıysanız bile size sınavdan yüksek not aldırabilecek taktikler tüyolar veriyorum.Kul hakkı diye bir şey yok herkes kendi ekmeğinin derdinde.Yorumlarda lak lak etmeyin.
Bu arada serideki bazı yöntemleri ekşide buldum,bazıları ise bizzat benim özel jutsumdur.

Taktik 1

Zorluk Derecesi: 3(Sınıfta her sike gülen bir eleman varsa 6-7'ye kadar çıkabilir)
Hangi Sınavlarda: Test olan herhangi bir sınav,işlem istiyorsa işe yaramaz
İdeal Sıra Pozisyonu: Farketmez
Gerekenler:Kafa dengi bir kaç arkadaş.Özel kodlama yöntemi.
Yapılış: a)çok kolay b)kolay c)çok zor değil d)zor e)çok zor
Bu kadarını da aklınızda tutarsınız heralde.Sınav başladığında,ki sınav hocası iyi anlaştığınız bir hocaysa özellikle çok iyi olur,sesli biçimde "3 çok zormuş yaa" diye arkadaşlarınıza sinyal gönderin onlar da aynı şekilde size göndersin.Mantığı anladınız heralde.Ama her soruya yapma aynı şeyi oç otistik damgası yemek mi istiyorsun.Her işbirlikçinin dikkat çekmeden paylaşabileceği iki-üç hak var.Sakın salaklık yapıp ekstra bi işe kalkışmayın özellikle sınav hocası yaşlıysa bu jutsuyu daha önce yemiş olabilir.Demeye çalıştığım arkadaşlarınızın yapamadığını düşündüğünüz bir soruya kullanın hakkınızı 2 üstü 3e değil. Peki bir soruda takıldınız ve kimse bilmiyor.Onun için bir yöntem ekledim "5. soruyu yapamadım ya"diyin bunda kod mod yok bazen basit düşünmeniz gerekir.Arkadaşlarınızdan biri de "olum o soru çok kolay lan nası yapamadın"falan diyerek cevabı söyler bu kadar basit.
Bazı riskler
Bu jutsu uzun zamanlardan beri özellikle meslek liselerinde çok kullanıyormuş.Sınav hocanız böyle işlere aşinaysa ve/veya yaşlıysa risk almaya gerek yok.saf hocaların dersinde kullanın bunu.
Arkadaşlarınızdan birinin satması.Çok gülen bir tipse ve/veya belli edeceğini düşünüyorsanız olaydan mahrum bırakın.Dünya acımasız ve zayıflara yer yok.
Arkadaşınız olmayan birinin satması.Bu genelde şişman gıcık bir kız olur.Planınızı o tipten uzakta tamamlayın.Ayrıca başka kimseye ama kimseye söylemeyin.
tüm riskleri söyledim yapmanız gerekenleri vs. vs. yine de aptal bir oç gibi yakalanıp yoruma senin yüzünddn yakalandim ejcdjssams diye kuduracak yarraklar şimdiden uzak durun benden bu bir tercihtir yapmasaydın aq evladı
neyse iyi kopyalar
submitted by siiyucnm to KGBTR [link] [comments]


2020.11.13 16:36 Berke_Bilen Beyler elimde bana gavatların gönderdigi birsürü foto var burada hergün sizlerle paylaşmamı ister misiniz

Merak edenler varsa gavatlar yabancı ve attıkları fotolar son kalite Kız arkadaş,Kız Kardeş,Kız Çocuk,Karı,Eski Sevgili vb ne ararsan var
View Poll
submitted by Berke_Bilen to KGBTR [link] [comments]


2020.11.10 23:25 Ferdinand_010203 Franz Ferdinand ın soyundan kız bulma arama çalışma istihbarat çalışması

Franz Ferdinand ın vikipediden geçmişine ve Gavrilo Princip in vikipedi sayfasını okurken aklıma bir anda bu Ferdinand ın soyuna ulaşabilir miyim düşüncesi geldi ve hemen araştırmaya başladım
şimdi bu ferdinand ın iki oğlu var bizim için önemli olan oğulları, kızı sikimizde değil
oğlu Hohenberg dükü Maximilian a indiğimizde onunda 2 oğlu olduğunu ve onlarında torunlarına kadar ilerleyip karmaşık bir hal aldığını gördüğümde google ın genel torunların çocukları sekmesinden hedef bir kız aramaya koyuldum, 20 29 vb yaşlarda olan kişiler gördükten sonra Luisa Prinzessin von Hohenberg'i kendime hedef seçtim
babası Franz Ferdinandın torunu Georg, Duke of Hohenberg'in oğlu 2.Maximilian idi. annesi ise Emilia Oliva Oliva Cattaneo Vietti adlı bir hanım efendi
hedefi seçtikten sonra kıza ulaşabilmek için bir yol aramaya koyuldum instagramda luisa.hohenberg adlı bir hesap bulsamda italyan bir hesaptı ve aradığım kız franz ferdinand ın torunun torunu idi yani avusturyalı , macar veyahut alman olmalı ve yüksek ihtimalle almanyada yaşıyor olmalıydı.
imdb de Luisa Hohenberg adlı birini gördükten sonra fotoğrafı olmamakla birlikte das doppelte lottchen adlı bir filmde oynadığını gördüm. fakat filmi google da aratınca bir kitap çıkıyordu büyük ihtimalle bir kitabın filmi idi hem almancam olmadığı için hemde bu işlerde bilgisiz olduğum için filmi araştırmayı bıraktım.
Luisa Hohenberg isimli sosyal medya hesaplarına bakarken bir facebook hesabına denk geldim, yüzü tam gözükmeyen bir profil fotoğrafı vardı ve okuduğu okul kısmında Goethe-Gymnasium Schwerin adlı almanyada Johannes-R.-Becher-Straße 10, 19059 Schwerin adresli bir okuldu. aradığımız kişi bu okulda okuyor olabilirdi ihtimal yüksekti.
okulun sitesine girdim. sitede 2019 dan fotoğraflar görmeme rağmen Luisa Hohenberg in herhangi bir fotoğrafını şuana kadar göremediğim için bu fotoğraflar benim için anlamsızdı. sitede sınıfların olduğu yere geldiğimde benden siteye giriş yapmamı istedi ve sınıf listelerine erişimim engellendi. olmayan almancam ile okulun sitesinde gezmeye devam ettim fakat işime yarayacak hiçbir şey göremedim.
okuldan sonuç alamayınca annesine yöneldim. annesinin fotoğrafı vardı, ve annesi ile alakalı bir person page buldum. hemen sayfasında Luisa Hohenberg ismini aradım fakat ismi ve doğum tarihi dışında herhangi birşey yazmıyordu.
Luisa Hohenberg in person page ini aradım ve 2 sonuç buldum,fakat ikisinde de öğrenebildiğim tek yeni şey kızın balık burcu olduğu idi, 21 şubatta doğmuştu.
annesinin person pagelerine bakmaya devam ederken hiçbir bilgi elde edemedim, bir sürü sayfa vardı fakat hepsi aynı şeyi tekrar tekrar yazmıştı. google da ise sadece 1 fotoğrafı ve çocukları ve ebeveynleri yazıyordu. kocası veyahut eşi gibi bir tanım ne Emilia Oliva Oliva Cattaneo Vietti için ne de Maximilian Prinz Von Hohenberg için geçerli idi. birbirlerinden boşanmış olma ihtimallerini düşündüm. eğer anne ve babası boşanmış ise büyük ihtimalle underage olduğu için annesi ile yaşıyordur. annesi hakkında daha fazla bilgi edinmiş olmam burada işime yarardı fakat elimden bir şey gelmedi. bu konu hakkında ikinci düşüncem anne ve babası boşandıysa biraz daha özgür bir birey veyahut tam tersi bir birey olabilirdi. iki ihtimalde gerçekleşmiş olabilirdi. içine kapanmamış olmamasını umarak aramaya geri döndüm
babasını aramaya başladım fakat babasının da sadece birkaç person page i vardı ve sadece doğum tarihi ve burçları yazıyordu. ve Franz Ferdinand ın oğlu olan 1.Maximilian ile isimleri aynı olduğu için ne görsellerde bir şey bulabiliyordum ne de aramalarda.
anne ve babasında bir şey bulamayınca kardeşine döndüm, bu konuda biraz kafam karışmıştı ilk soy ağacında sadece anne ve babasına baktığımdan ötürü bir şey görmemiş olsam da annesinin person page indeki soy ağacına baktığımda 2006-2008 yılları arasında doğan bir kardeşi daha gözüküyordu. ya person page in bilgileri bozuktu ya da ben yanlış anlamıştım. buna aldırmadan devam ettiğimde ise kardeşi Nikolaus Prinz Von Hohenberg hakkında da hiçbir şey öğrenemedim.
sosyal medya araması yaptığımda ise bir facebook hesabı buldum, bir sürü fotoğraf paylaşmıştı. fakat aralarında Luisa Hohenberg olabilecek birini görmedim. Universität Wien adlı bir üniversitede okuduğu yazıyordu. yaşı ile uyuşuyordu. hesap doğru olabilirdi. arkadaşlarına baktığımda amk şeyi in in bitmiyordu herkesi arkadaş eklemiş resmen adam. türk arkadaşları da vardı. bu orospu çocuğundan bir şey öğrenemeyeceğimi anlayınca bıraktım.
abisinin hesabının verdiği ağzımdaki tuhaf tat ile tekrardan aile soyuna döndüm ve Luisa Hohenbarg a geldim. neden neden hiçbir şey yoktu, liseli bir gençti neden instagram veyahaut bir sosyal medya hesabı yoktu. nasıl bir gençti. almanlar cidden bu kadar tuhaf insanlar mı, google bile kabul etmiyor resmen kızın varlığını bunu mu demek istediniz; Hohenberg Dükü Maximilian Luise Prinzessin Von Hohenberg diyerek başka birini göstermeye çalışıyordu. kendisine bakmıştım, annesine ve babasına bakmıştım, ve sikik aptal abisine de bakmıştım. fakat hiçbir şey yoktu, hayalet gibi takılıyordu resmen koskoca aile. ne toplu bir fotoğrafları ne de bir bilgileri vardı. annesi ve abisinin fotoğraflarını görmüştüm fakat abisinden tam olarak emin değildim. belkide annesi ve babası boşandı ve kız babası ile yaşıyor, babası korumacı biri olduğu içinde kendi ve kızının fotoğrafını paylaştırmıyordu. böyle bir şey olabilir miydi. bilmiyorum.
bu düşünceler arasında gider ve bu satırları yazarken tamam bu kadar yeter dedim, yarın hem tarih hem din sınavım vardı ve hiç çalışmamıştım. ve sadece Franz Ferdinandın 2 oğlundan 1 tanesinin 1 oğlunun soyuna ilerlemiştim. geniş bir soyağacı beni bekliyordu. Luisa Hohenberg i bulamazsam elbet o yaşlarda başka bir kızı da bulabilirdim, yoksa bulamaz mıydım. neyse bu iş burada bitmeyecek. bekle beni Ferdinand torunlarının torunlarını bulmaya geliyorum, bekle beni...
submitted by Ferdinand_010203 to KGBTR [link] [comments]


2020.11.10 00:16 qatildogukan Arkadaşlarım kalbimi kırdı yardım edin

Evet beyler lise 3üm iyi bir hayatım var denebilecek seviyede okulumda iyi şimdi olaya gireyim benim bir arkadaş grubum var ve 5 6 kişiyle başladık her şeye ve hani benim için çok değerliydiler benim için hayatımın en iyi zamanlarınını onlarla geçirdim ve çok eğleniyordum 2 aya gibi bir süre önce bir kız arkadaşım oldu kendisine çok değer veriyorum benim için yeri önemli fakat arkadaşlarımla geçmiştr yaşadığı bir takım sorunları vardı o buna rağmen geldi anlayışla karsıladı benimle oldu ilişki içine girdik ve bunu kendi arkadaşlarımdan en çok güvendiğim harici hiç birine demedim bir süre sakladım daha sonra hepsine buluşup anlattım anlayışla karşılamanızı bekliyorum diye ve herkes o sırada anlayışla karşıladı tamam dediler ve aradan zaman geçti benimle dalga geçilmeye kız arkadaşıma laf atılmaya ilişkimize küfür edilmeye başladı ben dedim rahatsız oluyorum yapmazsanız çok güzel olur fakat anlamadılar yine yaptılar yine uyardım yine yaptılar yinr uyardım anlamadılar doldum ve bunu ciddi bir şekilde bunlarla konuşmak için buluşmak istedim dedim neredesiniz bana bir park söylediler gittim yoklardı gülüp dalga geçmişler sonra tekrar aradım neredesiniz biz ordan kalktık başka parka gittik gittim orayada yoklardı tamam beyler ben eve dönüyorum iyi geceler dedim ve eve yürümeye koyuldum eve yürürken başka bir parkta onları gördüm ve yanlarına gittim yüzlerine baktım ikisi uzaklaştı bir kısmı markete kaçtı iki kişi kaldı masada 15dk bekledim yüzlerine baktım açıklama istedim kimse vermeyince eve yürüdüm aşırı kalbim kırıktı sinirliydim ve üzgündüm eve gittim ve bilgisayara oturdum müzik dinliyorum discord serverimizde isimlerini benimle dalga geçecek şekilde hakaret içeren isimler yapmışlar ve o an çok sinirli ve dargındım o olaydan sonra sesli sohbete girdim dedim kaldırır mısınız rahatsız oluyorum kaldırmadılar yazdım benimle derdiniz ne benden ne istiyorsunuz gerçekten kötü hissediyorum cevap vermediler sonra çıktım ve özel olarak konuşmaya girdiler ve bir anda ben de girdim bir arkadaşımın girdiğimde arkamdan konuştuğunu duydum çok kırıldım fakat duymazliktan geldim sordum derdiniz ne benimle ben iki taraf arasinda kalmaktan biktim kopru kurmaya calisiyorum her seferinde siz yıkıyorsunuz dedim ne yapayım ben dedim cevap vermediler biri sadece senin bileceğin iş diyip duruyordu diğeride rahatsız oluyorsan bizimle takılma biz bunu yapıp duracağız dedi unuttur git dedi kendini ben o an zaten kardeşim yediğim içtiğim bir olan adamların bunu yaptığını görünce dayanamadım hoşçakalın dedim çıktım ve en son giderken "Beyler sanırım istenmiyorum artık durmamında anlamı yok zaten rahatsız hissetmeyin konuşurken kişisel sorunum olan kişilerden özür diliyorum hoşçakalın kendinize iyi bakın" dedim ve çıktım akşam bir arkadasimla konustuğumda benimle muhattap olmak istemediklerini ve beni hayatlarindan sildiklerini söylediler bir dertleri olduğunda ilk koşan hep bendim gerekti oturdum ağladım gerekti her konuda yardımcı oldum karsilik beklemeden sadece işlerine gelmediği için arkadaş gruplarından çıkardılar ben bunlara en son ne yazayım tecrübeli olmadigim için buraya yazıyorum şimdiden teşekkürler iyi ki varsınız
submitted by qatildogukan to KGBTR [link] [comments]


2020.11.08 18:23 ozgurodenizo Gerizekalı Listesi

1- Hümanistler

2- Liberaller

3- Home of seksüelliği savunanlar

4- Türk hariç etnik kökenlere saygı duyanlar

5- Serbest piyasayı savunanlar

6- Süpyancılar

7- Anime izleyenler

8- Dine inananlar(Spagetti canavarı hariç)

9- Amsalaklar

10- Discordda 7/24 lol oynayanlar

11- Lol oynayanlar

12- Fiziksel sporları takip edip takım tutanlar (Denizli sporu hariç)

13- Facebookta siyaset yapanlar

14- Rap dinleyenler

15- Mutlu olanlar

16- Amsalak olup olmadığını iddia edenler

17- Suratının yarısını paylaşan feminen varlıklar

18- Atatürk ve enver paşa düşmanları

19- Sigara ve alkole laf edenler

20- İstanbul türkçesi dışında konuşulan şivelere gülenler

21- Mesaja anında cevap verenler

22- Özenti orospu evlatları

23- Kekemeler

24- Filme diziye özenip türkçesini değiştirenler

25- Kükürtlerin kültürü olduğunu savunanlar

26- Irkçılar

27- Home of fobikler

28- Depresif orospu evlatları

29- İsmi kuranda geçenler

30- Kuran kursunda smackdown oynayanlar

31- ALĞDSKGPOĞASLGPĞASLGP

32- Alkol şişelerini sosyal medyada paylaşanlar

33- Sigara fotoğrafı paylaşanlar

34- 184ten uzun olanlar

35- Gözleri yuvarlak olanlar (ermeni gözü)

36- Asyalı kadınları çekici bulanlar

37- Pale ten rengi sevenler

38- İsmi 3 harfli olanlar

39- Soy adı fiil olanlar

40- İnternette fake isim kullananlar

41- Bakir olmayanlar

42- 2. dünya savaşındaki herhangi bir lideri iyi bir lider zannedenler

43- Nasyonel sosyalistleri ''ya abi onlar olmasaydı tıp gelişmezdi bu kadar gelişmiş olmazdık dünyayı 100 yıl ileri taşıdılar ya'' diye savunanlar

44- Japonca öğrenmeye başlayanlar

45- Kilolu insanlar

46- Zayıf insanlar

47- Kilosuyla kafayı bozup kalori sayan insanlar

48- Aşkenaziler

49- Müslümanlar

50- Eşitliğe inananlar

51- Herkese saygı duyulması gerektiğini düşünenler

52- Trap dinleyenler

53- Rap dinleyenler

54- Zencilerin yaptığı tek müzik türünü hiphop zannedip hayaında 1 kere bile blues dinlemeyen insanlar

55- Esmer sevmeyenler

56- 3 ismi olanlar

57- İnanç özgürlüğüne saygı duyanlar

58- Kendini aptal olarak görenler

59- Fazla rekabetçi olan insanlar

60- Yunan mitolojisine ilgi duyanlar

61- Facebook yorumlarında bir tartışma sırasında gördüğü cümleyi hayatının merkezine koyan insanlar

62- Anlamadığı kitaplardan alıntı yapanlar

63- Profilinde anime fotoğrafı olanlar

64- Asyalıların dünyanın en dejenere toplumu olduğunu kabul etmeyenler

65- Türklerin iyi bir devleti/kültürü olduğunu düşünenler

66- Sokratesi okuyup anladığını iddia eden ama sokrates denilen yavşağın hiç anlaşılacak bir şey söylemediğini bilmeyen insanlar

67- Freuddan alıntı yapanlar

68- Zerdüştün ilk 3 sayfasını okuyup nihilist takılanlar

69- ALSDMKGJMLKASGJMLŞKASGASLKGASĞG

70- Antidepresan kullananlar

71- Kendi kendine psikiyatrik/psikolojik teşhis koyanlar

72- Facebooktan sevgili bulanlar

73- Fotoğrafları editlemeye uğraşıp komikli görseller yapmaya çalışanlar

74- Komik olmayan insanlar

75- Japon oyunu oynayan insanlar

76- Amerikalıların en iyi kültüre/devlete sahip olmadığını düşünen insanlar

77- Türkiyede yaşamanın çoğu ülkeden daha iyi olduğunu bilmeyenler

78- İngilizce bilmeyenler

79- Biseksüeller

80- Yemek yapmayı bilmeyenler

81- Arabada müziği son ses açanlar

82- Rock müzik sevmeyenler

83- Klasik müzik dinlemeyenler

84- Hayatında hiç tiyatroya gitmemiş insanlar(okuldakiler sayılmaz)

85- Sosyal medyada ironik olmayarak ağlayan lucifer portresini paylaşanlaprofil/kapak fotoğrafı yapanlar

86- Avrupalıların asyalılardan büyük sikinin olduğunu düşünenler

87- Siyahilerin genetik olarak diğer etnik kökenlerden daha gelişmiş olduğunu kabul etmeyenler

88- Sanat filmi izleyenler

89- Fransız filmi izleyenler

90- İspanyol filmi izleyenler

91- 2000 yılından önce çıkmış herhangi bir şeyi sevenler (müzik hariç)

92- İngilizlerin dünyayı daha güzel bir yer yaptığını kabul etmeyenler

93- İngilizler olmasaydı şu an dinlediği müziklerin yüzde 90ının var olmayacağını bilmeyenler

94- Amerikalıların en aptal millet olduğunu bilmeyenler

95- Kadınlara saygı duyanlar

96- Cinsel yönelimini kişiliğinin merkezi belirleyen kişiliksiz yüzeysel insanlar

97- Facebook biosuna komik şeyler yazanlar

98- Pronounlara takılanlar

99- Şişkoseverler

100- Buraya kadar okuyanlar

101- Hırsızlık yapanlar

102- Irkıyla övünenler

103- Tembel insanlar

104- Kıvırcık saçlılar

105- Uzun saçlı erkekler

106- Çirkin translar

107- Çirkin insanlar

108- Çirkin olduğunu anlamayıp sosyal medyaya fotoğraf atanlar

109- Lolü kötü oynayanlar

110- Türk ismi olanlar

111- Liya/Miya/Mirel/Maya gibi yeni nesil ismi olanlar

112- Okulda en arkaya oturanlar

113- 1 kere bile kavga etmemiş insanlar

114- Mbti testini bilimsel zannedenler

115- Günde 6 saat ders çalışanlar

116- Astım olanlar

117- Yaz çocukları

118- Yaz sevenler

119- Aşık olanlar

120- Siki kalkanlar

121- Büyük meme sevmeyenler

122- Küçük memeliler

123- Kıl sevenler

124- Ayak fetişistleri

125- Bir insanı fetişlerine göre yargılayanlar

126- Annesini babasını öldürme planı yapanlar

127- Anime izlerken ağlayanlar

128- Rüya görmeyenler

129- Kahve sevmeyenler

130- Çay içenler

131- Kola içenler

132- Ice tea içenler

133- Ülker çikolatalı gofret sevenler

134- Düzenli kitap okumayanlar

135- İsmi mehmet olanlar

136- Militaristler

137- How I met your mother ve Friends sevenler

138- Nirvana sevmeyenler

139- Uyuşturucuyu rapçilerden öğrenenler

140- Batman sevenler

141- Superman sevmeyenler

142- Dcnin iyi film yaptığını savunanlar

143- Marvel filmlerinin iyi olduğunu savunanlar

144- Marvel filmlerindeki aktöaktrislerin iyi aktöaktris olduğunu düşünenler (RDJ hariç belki)

145- Seri katillerle alakalı videolar izleyenler

146- Komplo teorilerine inananlar

147- Thom Yorke'un geleceği gördüğüne inanmayanlar

148- AC/DC sevenler

149- ASMR dinleyenler

150- Lilia oynayanlar

151- OTPler

152- Trendyol linki paylaşanlar

153- Twitch izleyenler

154- Vtuber izleyenler

155- Komünist bir aktivistle aynı ismi paylaşanlar

156- Soy adı koç olanlar

157- Soy adında Türklükle alakalı bir şeyler geçenler

158- Annesi üzülmesin diye intihar etmeyenler grubunda takılanlar

159- İstanbulda yaşayanlar

160- Ege bölgesinde yaşanlar

161- Karadenizde yaşayanlar

162- Burnu büyük olanlar

163- En az 3 dil bilmeyenler

164- Lolde 1800lp altı kasanlar

165- Lolde ban yemeyenler

166- Metin2 oynayanlar

167- Bir şey yapacağım diyip yapmayanlar

168- İsmi s ile başlayanlar

169- İsmini sevmeyenler

170- Flashı f de kullananlar

171- Msnde yılmazı silmeyenler

172- Netflix kullanmayanlar

173- Iphone kullananlar

174- Youtuberların yaptığı şarkıları dinleyenler

175- FPS oyunu oynayanlar

176- Türkanime kullananlar

177- Hentai izleyenler

178- Kendinden küçük insanlara ilgi duyanlar

179- Parayı hayatının merkezi yapmayan insanlar

180- Evlenip mutlu mesut yaşayacağına inananlar

181- İsmi Murat olanlar

182- İsmi Umut olanlar

183- Yu-gi-oh sevenler

184- Persona oynayanlar

185- Persona 5 sevmeyenler

186- Dark Souls sevenler

187- Death Grips dinleyenler

188- Piercing yapanlar

189- Mecha izleyenler

190- Anime kızı kapıştıranlar

191- FFXV yükleme ekranını izleyenler

192- Gacha oyunları oynayanlar

193- Soy adı Kılıç olanlar

194- Dostoyevski sevenler

195- İsmi Tolga olanlar

196- Dedesinin ismi Hayrullah olmayanlar

197- Ailesinden nefret edenler

198- Çocukken sokakta bir sincap görüp o sincapı sapanla vurup öldürtükten sonra hiçbir şey hissetmediğini farkedip ''acaba bir insanı öldürsem de hala hiçbir şey hissetmemeye devam eder miyim'' diye içinden geçirmiş olan insanlar

199- Popculture referanslarını anlamayanlar

200- Tarantinonun iyi film yapmasının tek sebebinin ayak fetişisti ve çirkin olması olduğunu bilmeyenler

201- Community izlemeyenler

202- Sembolizmi önemli bir şey sananlar

203- İnsanların annesine durup dururken küfür edenler

204- Brad Pitt'i yakışıklı bulmayanlar

205- Barbara Palvin'e 100 üzerinden 50+ verenler

206- Sevgili yaptıktan sonra arkadaşları ile konuşmayı bırakanlar

207- Kendinden nefret edenler

208- 165ten kısa olanlar

209- İsmi Muhammed olanlar

210- Annesi babası olanlar

211- Yetimler

212- Amputeler

213- Gülüşü çirkin olanlar

214- Unisex ismi olanlar

215- Türk olanlar

216- İlkokul/ortaokul/lise/üniversite mezunu olanlar

217- Meslek sahibi olanlar

218- Türklerin yemeklerinin aslında arap yemeği olduğunu bilmeyenler

219- Lahmacun sevmeyenler

220- Deniz ürünleri sevmeyenler

221- Küçük asya mutfaklarını sevenler (Tayland/Tayvan/Hindistan)

222- Eti çok pişmiş sevenler

223- Light kola içenler

224- Fanta/Yedigün sevenler

225- Kadınlara ilgi duyanlar

226- Parasocial ilişkileri olanlar

227- Çin markası telefon kullananlar

228- En az 1 kere kuran okumuş olanlar

229- Minecraft oynayanlar

230- Türkçe youtube kanalı takip edenler

231- Barış Özcan takip edenler

232- Hayatında en az 1 kere Ruhi Çenet izlemiş olanlar

233- 81 ilin en az 1inde doğmuş olmak

234- Hajime No Ippo izlemiş olanlar

235- Sokra-Desu sayfasını takip edenler

236- İsmi Volkan Nuri Binici olanlar

237- Opera browser kullananlar

238- En az bir Discord sunucusunda moderatör olanlar

239- Yüzünü yıkayanlar

240- İşeyenler

241- Bardaktan su içenler

242- Makarnayı yoğurtla yiyenler

243- Salata yiyenler

244- İsmi Elif olanlar

245- Aşık Veysel sevenler

246- Polisiye sevenler

247- Fringe sevmeyenler

248- Türk dizisi izleyenler

249- Yabancı dizi seyredenler

250- K-pop dinleyenler

251- J-pop dinleyenler

252- Anime ostsi dinleyenler

253- Naruto izleyenler

254- Saçını boyayanlar

255- Manga okuyanlar

256- Saçını kestirenler

257- Saçını uzatanlar

258- Karpuz sevenler

259- Kavun sevenler

260- Pazara gidenler

261- Bim'den alışveriş yapanlar

262- A101'den alışveriş yapanlar

263- Çiçek yetiştirenler

264- Köyde yaşayanlar

265- Evcil hayvanı olanlar

266- Pantolon giyenler

267- Slip külot giyenler

268- Kaslı olanlar

269- Şişmanlar

270- Discord'da ekran paylaşanlar

271- Omegle kullananlar

272- Nude isteyenler

273- Süslümanlar

274- Akp düşmanları

275- Intel işlemci kullananlar

276- AMD işlemci kullananlar

277- Ekran kartı olanlar

278- Ram kullananlar

279- Ruj sürenler

280- Apolitikler

281- Y kuşağı

282- Z kuşağı

283- Dokunmatik telefon kullananlar

284- Ders çalışanlar

285- Tuşlu telefon kullananlar

286- Hayatında en az 1 kere dershaneye gitmiş olanlar

287- Event isteyenler

288- Control+c, Control+v yapanlar

289- Geri zekalı listesi yapanlar

290- Atatürk'ü sevenler

291- Tayyip'i sevmeyenler

292- Facebook sayfası olanlar

293- Berak Albayrak'ın kötü bir ekonomist olduğunu düşünenler

294- Türk lirası harcayanlar

295- Hayatında en az 1 kere istiklal marşı okumuş olanlar

296- Şafak sönmeyeceği için korkmayanlar

297- Kemal Sunal'ı komik bulanlar

298- Tencere yemeği yiyenler

299- Televizyonu olanlar

300- Babasının sakalı olanlar

301- Bıyık bırakanlar

302- Sakalını kesenler

303- Sakalını kesmeye üşenenler

304- Discord'a gelen ouz

305- Discord'da mikrofonu kapalı olanlar

306- İronik olmayarak emoji kullananlar

307- İronik olarak emoji kullananlar

308- WhatsApp kullananlar

309- Biz diyenler

310- King diyenler

311- Yok mu diyenler

312- Var mı diyenler

313- O ses Türkiye izleyenler

314- Survivor takip edenler

315- Magazin takip edenler

316- Twitter kullananlar

317- Ekşi sözlük kullananlar

318- 208. maddeye ayıp oluyor diyenler

319- 319 Kilodan az olanlar

320- Muz sevenler

321- Baklava sevenler

322- İyi Türkler de var diyenler

323- Köpekler kedilerden iyi diyenler

324- Kedi videosu izleyenler

325- Kedi videosu paylaşanlar

326- Ermeniler

327- İsmi 3 harfli olan ermeniler

328- 325ten 327ye atlayanlar

329- Lazlar

330- Profil fotoğrafı olanlar

331- Sakaryada yaşayanlar

332- Ece'yi rüyasında görenler

333- Ömer'e gülenler

334- 2 yıldır para biriktirip bilgisayar alamayanlar

335- Bilgisayarı minecraft oynarken kapananlar

336- Faturacıda çalışanlar

337- Fatura ödeyenler

338- Fatura öderken kuş sevenler

339- Andımızı ezbere bilenler

340- İsmi İrem olanlar

341- Soy adı Duman olanlar

342- Alarm kuranlar

343- Uyuyanlar

344- Uyananlar

345- Uyumakla ilgili depresif cümleler kuranlar

346- Kör olanlar

347- Köri sosu sevenler

348- Franchise yemek yiyenler

349- Acı çekenler

350- Şefim 349 çok acı çekmiş

351- Annesini sevmeyenler

352- Babasını dövmeyenler

353- Nişantaşı'ndan burs alamayanlar

354- Soy adı kılıç olanlar

355- Benim adım ''....'' diye başlayıp adını söyleyenler

356- Soy adı Giovanna olanlar

367- Jojo izleyenler

368- Aynı maddeyi 3 kere yazanlar

369- Soy adı Akyüz olanlar

370- Kanser çocuklar

371- Translar

372- Femboylar

373- Benim suy adımı bilmeyenler

374- Furryler

375- Azgınlar

376- Azgın olmayanlar

377- Soy adında Gün olanlar

378- Soy adında Ay olanlar

379- Abi diyenler

380- Bu ne diyenler

381- Abi bu ne diyenler

382- WTF yazanlar

383- BTW yazanlar

384- BGYliler

385- Benimle arkadaş olanlar

386- Hemşireler

387- Hemşeriler

388- Ensest sevmeyenler

389- Cennet mahallesi izleyenler

390- Kelime daramcığı dar olanlar

391- Öğretmenler

392- Ateistler

393- Deistler

394- Maymun paylaşanlar

395- Smackdown izleyenler

396- Jeff Hardy sevmeyenler

397- Kürt Ahmet'i sevmeyenler

398- İsmi Aybars olanlar

399- Hukuk okuyanlar

400- İsmi Nisa olanlar

401- Nisa suresi 36. ayeti okuyup hala müslüman olanlar

402- İsmi a ile başlayanlar

403- İsmi b ile başlayanlar

404- İsmi c ile başlayanlar

405- İsmi ç ile başlayanlar

406- İsmi d ile başlayanlar

407- İsmi e ile başlayanlar

408- İsmi f ile başlayanlar

409- İsmi g ile başlayanlar

410- İsmi ğ ile başlayanlar

411- İsmi h ile başlayanlar

412- İsmi ı ile başlayanlar

413- İsmi i ile başlayanlar

414- İsmi j ile başlayanlar

416- İsmi k ile başlayanlar

417- İsmi l ile başlayanlar

418- İsmi m ile başlayanlar

419- İsmi n ile başlayanlar

420- İsmi o ile başlayanlar

421- İsmi ö ile başlayanlar

422- İsmi p ile başlayanlar

423- İsmi r ile başlayanlar

424- İsmi s ile başlayanlar

425- İsmi ş ile başlayanlar

426- İsmi t ile başlayanlar

427- İsmi u ile başlayanlar

428- İsmi ü ile başlayanlar

429- İsmi v ile başlayanlar

430- İsmi y ile başlayanlar

431- İsmi z ile başlayanlar

432- İsmi q ile başlayanlar

433- İsmi x ile başlayanlar

434- İsmi w ile başlayanlar

435- İsmi lamelifle başlayanlar

436- Sübhanekeyi bilmeyenler

437- Sübhanekeyi bilenler

438- TFT oynayanlar

439- Antivirüs programı kullananlar

440- Karbon bazlı canlılar

441- Protein tüketenler

442- Vücudunun yüzde 75i su olanlar

443- Bu listeye yardım edenler

444- Ergenken sivilceli olanlar

445- 20 yaş üstündekiler

446- 19 yaş altındakiler

447- Pedofili olmayanlar

448- İsmi Sena olanlar

449- Fifa oynayanlar

450- Buraya kadar okuyanlar

451- Yumurta yiyenler

452- Sebze yiyenler

453- İntihar edenler

454- Mehmet Pişkin

455- İsmi Mehmet olanlar

456- Chpye oy verenler

457- Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde %0.27 oy alanlar

458- Hemen seçimden önce doğalgaz rezervi bulmayanlar

459- Cumhurbaşkanı olmayanlar

460- Almancılar

461- Almanlar

462- 1 yaşında olanlar

463- Amdan çıkanlar

464- İstanbul sözleşmesini destekleyenler

465- Karısını dövmeyenler

466- Kız kardeşine tecavüz etmeyenler

467- Rana'yı haksız bulanlar

468- Vur ipneyi kafasından vur

469- PUBG oynayanlar

470- PUBG mobil oynayanlar

471- Telefonunun bataryası olanlar

472- Doğumda ölen bebekler

473- Anayasa yazanlar

474- Kan şekeri düşenler

475- Swinger partisine katılmayanlar

476- Müzik dinleyenler

477- Arkadaşlarından yardım isteyenler

478- Arkadaşları olanlar

479- Sosyal olanlar

480- Asosyal olanlar

481- 3 boyutlu varlıklar

482- Allah

483- Ülkesine servis yapanlar

484- Amerikan filmi izleyenler

485- Çayı sütsüz içenler

486- Kaçak çay içenler

487- Çenobilde ölenler

488- Oy kullananlar

489- Maske takanlar

490- Corona olanlar

491- Heteroseksüeller

492- Sağlık görevlileri

493- Erken boşalanlar

494- Uykusunda boşalanlar

495- Beşiktaşlılar

496- Bilgisayarı ısınanlar

497- Klavye kullananlar

498- Yazım kurallarına uymayanlar

499- İnterneti kötü olanlar

500- Ayasofya'da namaz kılmayanlar

501- Osmanlıyı sevmeyenler

502- Felsefe okuyanlar

503- GTA oynayanlar

504- Migreni olanlar

505- I'm going back to 505

If it's a seven hour flight or a forty-five minute drive

In my imagination you're waiting, lying on your side

With your hands between your thighs

Stop and wait a sec

Oh, when you look at me like that, my darling

What did you expect?

I probably still adore you with your hands around my neck

Or I did last time I checked

Not shy of a spark

A knife twists at the thought that I should fall short of the mark

Frightened by the bite though it's no harsher than the bark

Middle of adventure, such a perfect place to start

I'm going back to 505

If it's a seven hour flight or a forty-five minute drive

In my imagination you're waiting, lying on your side

With your hands between your thighs

But I crumble completely when you cry

It seems like once again you've had to greet me with goodbye

I'm always just about to go and spoil a surprise

Take my hands off of your eyes too soon

I'm going back to 505

If it's a seven hour flight or a forty-five minute drive

In my imagination you're waiting, lying on your side

With your hands between your thighs and a smile!

506- Döner sevenler

507- İskender sevenler

508- Daft Punk sevmeyenler

509- Boş kelimesini çok kullananlar

510- Valorant oynayanlar

511- Discord'da lol gelcek var mı abi diyenler

512- Memelerin seksi bir şey olmadığını iddia edenler

513- Görüldü atanlar

514- İsmi Mert olanlar

515- İsmi Gürdal Adar olanlar

516- Siyahi'ler

517- Bir anda konuşmayı kesenler

518- Bipolar olanlar

519- Messenger grubu olan

520- Babaannesine en az 1 kere şiddet göstermemiş insanlar

521- Bağırsakları ağrıyanlar

522- Soy adı anime olanlar

523- INTJ olanlar

524- Pornhub hariç sitelerden porno izleyenler

525- Rüyasında tecavüze uğrayanlar

526- Skyrim oynamış olanlar

527- MGS sevenler

528- Kojima sevenler

529- PES'i Fifa'dan iyi bulanlar

530- Japonları sevenler

531- Burçlara inanmayanlar

532- Uzaya araba gönderenler

533- Cennetten arsa almayanlar

534- Cennetten çiçek toplamayanlar

535- İsmi ''Ulan''a benzeyenler

536- Pewdiepie izleyenler

537- En az bir kere yarrak yalamak istememişler

538- Patlıcanlı et yemeği dinleyenler

539- 1den fazla sevgilisi olmuş olanlar

540- En az 1 kere doktora gitmiş olanlar

541- Saksafon sevenler

542- Shrek ile alakalı en az 1 cinsel rüyası olmayanlar

543- Yalancılar

544- Erkekler

545- İsmi Atalay olanlar

546- 31 çekenler

547- Pokemon sevmeyenler

548- Polisten nefret etmeyenler

549- Tarkan'ın gay olmadığını düşünenler

550- Can Yaman'ı çekici bulanlar

551- Taner Tolga Tarlacı'ya gülenler

552- Atatürk'ün ilkelerini ezbere bilenler

553- Doları takip edenler

554- Otistik erkekler

555- Orhan Pamuk okumayanlar

556- Japon tarihine ilgi duyanlar

557- Midem bulanmaya başladı

558- Kan şekerim düşüyor

559- Başım ağrıyor

560- Risk Of Rain 2de huntress oynayanlar

561- Koyun tüccarları

562- 9 yaşında kızla evlenen peygamberler

563- Hira mağrasına giden araplar

564- Elindeki toprağı kuşa çevirenler

565- Gölü şaraba çevirenler

566- Kuyuya atılanlar

567- Spiderman sevmeyenler

568- Melisa isimliler

569- İsmi e ile başlayanlar

570- Japonca 3 kelime bilenler

571- Yılında doğanlar

572- Romatizması olmayanlar

573- Buraya kadar okuduysan gerçekten sorunları var

574- Dezenfektan kullananlar

575- Smackdown izleyip Cmpunk sevmeyenler

576- En az bir kere güreşmemişler

577- Home of sexuallar

578- Akdenizde yaşayanlar

579- Kuzey ve Güney izlemeyenler

580- Aşk-ı memnu izlemeyenler

581- The Office en iyi sitcom diyenler

582- Rick and Morty izleyenler

583- Reçel Tarçın Ersoğan sevmeyenler

584- İsmi İsmet olanlar

585- İnstagram kullananlar

586- Atak helikopteri esprisi yapanlar

587- Feminizmi kötü bir şey sananlar

588- Afrikalı'lara üzülmeyenler

589- Dersim bombalanmasını doğru bulanlar

590- İsmi çince olanlar

591- Spotify kullanmayanlar

592- Youtube Music kullananlar

593- İsmi Merve olanlar

594- Bu listede 10 tane kendi özelliğini görenler

595- İsmi fake olanlar

596- Boynuma kramp girdi

597- Gerçekten bu kadar uzun bir şey yazmak ne kadar mantıklı acaba

598- 1 yaşında öldürüldüm vsvs

599- 2012den önce 10 yaşına girenler

600- 23 şubatın önemini bilmeyenler

601- 602. maddeyi okuyanlar

602- 601. maddeyi okuyanlar

603- Ankara'da yaşayanlar

604- The Bomboks sevmeyenler

605- Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak

609- Fiziksel formumu geride bırakıyorum

610- Muhammed bu yılda mıı ölmüştü

611- Allahümme vebihamdik

612- Its john cena

613- Scoby Doo sevmeyenler

614- Allah'a inananlar

615- Lol oynamayanlar

616- Jojo izleyip gay olmadığını iddia edenler

617- İnternet gittiğinde uyuyanlar

618- Lucifer'ın yeni sezonunu izleyenler

619- Buyaka buyaka 619 buyaka buyaka rey misteryio
submitted by ozgurodenizo to Aboland [link] [comments]


2020.11.05 18:28 askeredit Kızdan kazık . Uzun da olsa bakın yardimm.

Gençler ben yaklaşık 20gün önce instadan hiç bi bağlantım olmayan bi kızın instadan fotolarını beğendim yürüme amaçlı. Sonra baktım bu da benimkileri beğenmiş. Neyse bi gün bekledim sonra buna çok yürümeden kibar şekilde yazdım bu da döndü neyse öyle böyle biz bunla günlerce ordan burdan bugün naptin falan felan konuştuk. Bi hafta önce beni goruntulu aramak istedi bilgisayarında sıkıntı varmiş onu anlatmam için ben istemedim saç bas daginikti duzgun deildi. İlla goruntulu ara diyodu işte benimde sacim basim daginik sen ara falan dedi. Neyse aradım bu konuşma genel olarak zaten bilgisayarını yapmamla geçti. İşte sonra mesaja geçtik sayende bilgisayarciya para odemedim falan dedi ben de dedim o zaman bana bi kahve ısmarlarsın, o da olur ısmarlarım dedi. Bi kaç mesajdan sonra birden bire müsait olduğunda kahve içelim dedi hatta gününü de o ayarladı. Neyse onceki gün bitti ben yanlişlikla 2 gün yazmamişim günleri kariştirmişim. Bana mesaj atmış işte ,goruntuluden sonra hiç mesaj atmadin aramızda sanki bi soğukluk hissettim dedi. İşte ben de yok kafam daginik gunleri karistirmisim dedim. Sonra illa beni aramak istedi sesli olarak. Ben de kabul ettim işte 30dk falan konuştuk. O gün biraz kafam daginik oldugundan iyi konusamamistim. Bi gün sonra da ben aradım neyse bi yarim saat havadan sudan konuştuk sonra ben konuyu biraz aramizdaki iliskiye getirdim bu da hafiften anlayınca işte beni arkadaş olarak gordugunu falan soyledi. Ben dedim iste ben sana baştan niyetimi belli etmiştim anlaman lazimdi bugüne kadar arkadaş olarak gormen imkansız dedim. İlla da arkadas olarak goruyodum farkli bi niyetim yoktu dedi. Bulusmamiza da 3 gun vardi. Dedi zaten seninle arkadas olarak bulusacaktık dedi. Ben de dedim hic bir bagin olmayan insanla 20 gün gorusuyosun hatta sana yazma nedeni de seni begenmesi ve sen bu adamla arkadaş olarak buluşacaktın dedim. İlla da evet oyle falan dedi ben de ilişkiyi kestim. Bu arada bu bi çocuğa yıllar once aşıkmış teklif etmiş çocuk kabul etmemiş. Ama yıllar sonra bu cocuk kızı istemiş. kız sevdigi halde cocugu kabul etmemiş. Çocuk da 4 yıldır hala bunu istiyomuş. Bu da o günden beri hayatına kimseyi sokmak istemiyomuş. bunu anlattı bide. Sizce bu kızın niyeti neydi. Yani ne bilim tanimadigin biri sana instadan yuruyo ve sen onu bastan beri arkadas olarak goruyosun. Saçma geldi. Niyetini var mı aranızdan anlayan?
submitted by askeredit to KGBTR [link] [comments]


2020.11.03 20:20 AstrOwl918 Allaha küfür etmiş diyen çocuğun 7 buçuk dakkalık videosunun floodunu çıkarttım bi award alırım

hepinize mereba arkadaşlaar yine bir videoyla Allah arkamda pijama yaa altımda pijama var arkadaşlar özrdilerim, arkadaşlar bugün sizle öyle bişey konuşucam,Türkce takıncılığı tıtohhhh, kuranı kerime ve ana bacı, Müslüman, ilk önce başlayalım türkçe takıncılığı tıto kurana küfür ediyor, bir. Annelerimize,bacılarımıza, ablalarımıza, kardeşlerimize sövüyor, küfür ediyor 2 Turgut Ekim kanalında ve Mehmet yur diye bir arkadaş kanalında onlar açıkladı. Şimdi izledim ben, galiba, siz de izleyebilirsiniz, kuranı kerime küfür ediyo abi ben buna ana bacı gitmez miyim abi, kuranı kerim ne demek sen biliyor musun? Abiim bizim kuranı kerim, benim canım feda. Kuranı Kerime, Atatürke, vatanıma, milletime canım feda ama senin pislik, küfür etmemek için zor duruyorum arkadaşlar zor duruyorum. annem kanaldan artık video çekme falan diyor ama onları boş verin şimdi, kuranı kerime küfür ediyo küfür küfür. Ana bacı gitmez miyim ben buna ya, ana bacı - ana bacı. Anasını ben bi, benim bizim bacılarımızı, analarımızı, benim aklıma şu geldi: lan bizim analarımıza bacılarımıza, bunun kız kardeşi yok mudur? İllaha ki vardır. Ya da ablaları, ablası yok mudur? Ablası vardır🥴, anası var ya anası ya, anası ya.Dedi ki Turgut Ekim:onu anlatıcam yani ben izlediklerimi anlatıyom belki Turgut ekimi bilmeyenler de vardır, ANILCAN ASLANA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN(SNEAK 100 ) annesi kalllllllldırmış hastaneye, ona yazık olmuş diyo, abi ben tükçe takıntılı oyuncuyu adam biliyordum ya, tükçe takıntılı oyuncuyu şeyapıyodum ya, buğraK onun için tükçe takıntılı oyuncuyla vidyo çekmiyor, Ahmet aga o çekmiyor, İbrahim güneş çekmiyor, gereksiz oda çekmiyo,Bak: musa merkil çekerse demek ki şşşşerefsiis, ama tükçe takıntılı oyuncu, şerefsis, benim kanalımı kapatsın abi benim kanalımı kapatsın, yeter ki benim kanalımı kapatsın abi, bizim kanalı, bizim, bizim nasi kuranimize, bizim müslümanlığımıza nasıl küfür edersin ya, nası küfür edersin ya, onun için demek ki ülke dışında, ülke dışında yaa, ben vatana, töbe töbeh, vatana küfür et, bu kadar sinirlenmem ama, kuranı kemirin, o bizim kitabımız onu peygamber efendimiz yazdı😎, bilmiyosun, peygamber efendimiz yazdı ya😎Şeytan diyo, ama şeytan bu kadar yapmaz lan, şeytan bu kadar yapmaz şeytan. Bize gaz veriyo şeytan, şeytan bu kadar yapmaz Kurani Kerime küfür bile etmez ya. Şimdi gelceksin, ona vurucaksın, onu öldürüceksin, diri diri gömüceksin abi diri diri, diri diri gömüceksin, lan aramızda vatan hainleri var, başka bi fetocular var, ama bu kadar değil ya. Kurani Kerime kim eder olum kurani kerim, Kurani Kerim diyorum olum size kurani kerim ya, tabi alnımıza yazılıysa olur arkadaşlar, yine, kuranı kerim, kuranı kerim, Müslümanız Allaha şükür ama kuranı kerim ya ama kuranı kemiri kerim yaa, arkadaşlar bi dakka bişeyi-, arkadaşlar şunu da gösteriyim, kuranı kerim ya, elim titriyor abi. Hani kaç gün kaç video atıyoz ya, Pazartesi :4 vidyo Salı 2 video bugün bunu atarım bidee oyun videosu atarım, Çarşamba 3 vidyo Perşembe 3 vidyo Cuma 5 vidyo Cumartesi 1 video Pazar da 1 vidyo arkadaşlar eee Şimdii konumuza dönelim arkadaşlar, kuranı kerim, kuranı kerim, demek ki bu Müslüman falan değil Hristiyan, Hristiyan bile bu kadar yapmaz, kristiyan, hristiyan bu kadar yapıyo abii. Sen benim... Sinirlenmemek elde değil. Şuna ben kafam karıştı, bizim analarımıza bacılarımıza sövüyorlar, kendi ana bacısı var, eeee ben de söverdim, töbe töbe, ben de söverim ama ilk önce düşünürüm, haa buna sövmem, babalarına söver- aaa babam var benim, demek ki o, o, lan, bak, lan ona bide abone olmuştuk la, sen bunu izliyosan ben sana abone olmuştum ama aboneliğimi geri çekiyorum, geri çekiyorum abi, abi küfür edersin, vatanına küfür edersin ama, lan kuranı kerim ya, kuranı kerim buramızda buramızda, KALP YERİNE KURANI KERİM TAŞIYOZ LAN BİZ😎, hee küfür edebiliriz, ama o bizim ilk kitabımız, Muhammed mus-sallalahu alehivesellem, kendi peygamberimiz, yani kendi peygamberim derken... Yemin ediyorum bak, size yemin ediyorum töbe töbe. Allaha küfür etmiş, etmiş te etmiş allaha küfür etmiş bak, o kadar diyorum size, ona etseydi ben de bilmiyorum bak, ana bacı mı giderdim, baba bacı mı giderdim, düz mü dümdüz mü giderdim, arkadaşlar yani yeter 7 dakka oldu yine açıklarım yani açıklama yaparım, onu izleyenler artık varsa ben onlara anasını, arkadaşlar kendinize iyi bakın görüşmek üzere baybay Baybay Baybay!
submitted by AstrOwl918 to KGBTR [link] [comments]


2020.11.02 21:54 familycoonline FAMILY Renkli Kozmetik Makyaj Çanta

Family’nin renkli kozmetik makyaj çantası kompakt ölçüsü itibariyle yüksek kullanışlılık sunar ve günlük hayatınızda yanınızdan ayıramayacağınız bir aksesuarınız olur. Göz alıcı parlak renkleri ile son derece gösterişli bir çantadır. Bu kozmetik çanta içerisinde taşıyabilecekleriniz sınırsızdır.
24 x 14 x 8 santimetre ölçüsüyle Family renkli kozmetik makyaj çantası günlük yaşamınızda sizi asla rahatsız etmeyecek büyüklüğe sahiptir. Polyester malzemeden yapılmış olması su geçirmez özelliğine katkıda bulunur ve her türlü doğal koşula karşı eşyalarınızı güvende tutar. Bununla birlikte tüm kozmetik ürünlerinizi veya malzemelerinizi rahatça sığdıracak kadar büyüktür ve çok amaçlıdır.
Family’nin renkli makyaj çantası çok amaçlı yapısı, kaliteli malzemesi ve şık görünümüyle her arkadaş, aile üyesi, kız arkadaş vb. kişiler için mükemmel bir ideal hediyedir. Hijyenik pedlerden, şarj aletine, bozuk paralardan tüm diğer günlük ihtiyaçlara kadar çeşitli eşyaları taşımak için özel olarak tasarlanmıştır.
https://www.familycoonline.com/family-renkli-kozmetik-makyaj-cantasi/
submitted by familycoonline to u/familycoonline [link] [comments]


2020.11.02 15:26 Gandalf_The_Muhlama En çok utandığım anım

Hayatta maalesef çok fazla utandığım şey oldu ama birazdan anlatacağım olay utanma yetilerimi kaybetmemi sağladı artık utanmam için gerçekten rezil birşey yapmış olmam lazım neyse anıyı anlatmaya başlıyorum.
Lise 2. Sınıfım gayet normal bir gün okula geldim, nöbetçi öğrenci sınıfa gelip öğrencilerin telefonlarını topladı.bende normalde telefonumu veririm,sonuçta derste telefonla yakalanırsam büyük sıkıntı.Neden bilmiyorum o gün telefonu veresim gelmedi neyse işte 5. Derse kadar böyle devam etti normal bir şekilde,şansıma 5. Ders boştu herkes kendi arkadaş grubuyla konuşuyordu bende bizim agalarla takılıyordum sonra aklıma neden bilmiyorum okul sınıf wp grubuna "nabıyonuz lan" yazasım geldi.
O gün telefonu vermeyen sadece ben vardım kimseden bir cevap beklemiyordum ama sonra okula gelmeyen bir arkadaşım cevap verdi.
-İyi kanka senden naber (arkadaşım) -bende iyi moruq ders boş öle takılıyoruz (ben) -heee kanka dikkat et sude seni ispiyonlamasın telefonu vermedin diye (arkadaşım) -hele bir ispiyonlasın onu bir sikerim varya aklı hayali durur (ben)
Arkadaşımla aramızda bu konuşma geçti bende tabi rahatım sonuçta sude bu mesajı okul bitene kadar göremezdi ama ben Sude'ye sövdüğüm mesajı kendimden sil yaptım herkesin olduğu sınıf wp grubunda o mesajı kendimden sil yaptım Bi anda elim ayağım boşaldı herkes arkadaşlarıyla konuşuyordu kimse olayın farkında değildi ama okul bittiğinde herkes o mesajı görecekti.
O kadar stres yapmıştım ki gittim wpyi sildim salak gibi,tabi Bi bok olmadı sonra benim agalara dedim bu olayı aga nabcaz bu kız beni müdüre söylerse okuldan atılır mıyım lan nolcak aq falan diye aptal aptal bağırıyorum.Baya Bi konuştuk napcaz diye falan ben en iyisi bu kızdan özür dileyim dedim ama hiç umudum yok yani çünkü kızla Bi samimiyetim yok kıza çok ağır küfür etmişim altıma sıçıyorum müdüre şikayet edicek diye yarın.
6.ders teneffüsünde gittim kızdan özür diledim ama elim ayağım titriyor neyse işte kızdan özür diledim falan ve kız ilginç bir şekilde kabul etti ben tabi baya sevindim falan ama o kızın suratına liseden mezun olana kadar bakamadım çok utanç vericiydi şansıma kız anlayışlı çıktı başka biri olsa yarrağı köklemiş olabilirdim.
submitted by Gandalf_The_Muhlama to KGBTR [link] [comments]


2020.11.02 14:32 21211232 otobüste çişimin gelmesi anım

biraz uzun haberiniz olsun. hadin iyi okumalar.
Uzun yolculukları oldum olası sevmem, özellikle otobüste olanlarını. Sanki birkaç saatliğine hapse mahkum edilmişsin gibi gelir bana, cezanı da otobüs hapishanesinde çekmek zorundasın.
Sevmememin birçok nedeni var: dar alanda nefes alamamam, çok fazla sigara içen biri olarak istediğim zaman bir tane tellendirememem, rahatsız bacak sendromundan bihayli muzdarip olduğumdan kendimi olduğumdan daha dar bir yerde sıkışmış hissetmem…
Bu yolculukları gece karanlığında geçirmekten olabildiğince kaçınırım. Zaten hareket halinde bir vasıtada uyuyabilmem mümkün değil, bunun yanında gece olunca ortaya çıkan kelimelerle anlatamayacağım bazı psikolojik problemleri de bünyemde fazlasıyla barındırıyorum. Bundan dolayı otobüste geçirdiğim mahkumiyet zamanımı olabildiğince gündüz ışığında geçirmeye çaba gösteririm.
Otobüste geçirdiğim zamanın yaklaşık yarısını kitap okumakla, diğer kısımlarını da sosyal medyada dolaşıp, otobüs firmasının bize sunduğu olanaklardan ( bilindiği gibi günümüz otobüslerin çoğunda koltukların arkasına montelenmiş oldukça kalitesiz ekranlarda ulusal kanalları izleyebilir, muhtemelen telifi ödenmeyen düşük kaliteli filmlere bakabilir, birkaç dandik oyunla zamanınızı öldürebilir ya da kayıtlı bulunan müziklerden zevkinize uyan birkaç tane bulunuyorsa ve müzik dinlemeye değer veren insanlar gibi kulaklığınız da yeterli kalitede performans sağlıyorsa hiç değilse biraz daha kaliteli zaman öldürebilirsiniz. Gerçi bunun için de çoğumuzda Spotify mevcut olduğundan bu dandik ekranla işimiz olmuyor.) bazılarıyla zamanımı heba ediyorum. Geçireceğim yolculuk süresinin yarısında bitirebileceğim bir roman bulurum. Bence bu yolculukta okunmaya başlanan bir roman o yolculukta bitirilmelidir. Belki bir psikoloğa bu durumu açsam tıpta bunun isminin telaffuz edemeyeceğim bir şey olduğunu söyler ama ben o kitabı bitiremeyeceksem o yolculukta o kitabın kapağını açmam.
Geçen gün yine bir otobüs mahkumiyetindeyken başıma gelenleri anlatmak istiyorum. Bu mahkumiyet okulumun bulunduğu Çanakkale’den ailemle yaşadığım Denizli’ye uzanan bir yolculuktu. Önceki gün valizimi hazırlamış, yolculuğumda zamanımın hatırı sayılır bir kısmında bana eşlik edecek bir kitabı seçmeye koyulmuştum. Öncelikle kitaplığımdakilerden daha önce okuduklarımı eledim, sonra o yolculukta bitiremeyeceklerimi eledim daha sonra da kalakalan birkaç kitap içinden Franz Kafka’nın Dava’sını alıp benimle beraber otobüsün içinde yolculuk edecek sırt çantama yerleştirdim. Sonraki gün koltuğuma yerleşip vücudumun yadırgadığı deri alana alışana kadar çantamdan çıkarmadım.
Otobüste en sevdiğim koltuk upuzun koridorun en sonundaki tekli koltuk. Bu koltuğu hemen hemen her yolculuğumda boş bulurum. İnsanların daha çok öndeki koltukları tercih ettiklerine bihayli şahit oldum. Nedeni, belki psikolojik olarak kendilerini daha iyi hissetmek olabilir ama aynı yere giden onlarca koltuk içinden benim canım 47 numaram (bazen 51 olabiliyor) neden bu kadar çok dışlanıyor anlamış değilim. Çok daha ön koltuklardan yolculuk seyri daha iyi olabiliyor belki (Her seferinde internet sitesi üzerinden baktığımda sadece 1 koltuk satılmışsa o koltuk kesinlikle 1 numara oluyordu, daha kalabalık paylaşımlarda 1 numaranın boş olma olasılığını siz hayal edin. Bir keresinde ilk defa 1 numaralı koltuğu boş bulmuş önce şaşırmış sonra da meraktan almıştım. Yirmiden fazla koltuk doluydu ama 1 numara boştu. Muhtemelen sonradan iptal edilen bir bilet yol açmıştı bu şaşkınlığıma. Yolculuğumun çoğunu kocaman bir ekranda olabildiğince HD kaliteden dağları, bayırları, yüzlerce arabayla tıkanan yolları izledim.) ama arkalara doğru bunun pek farklılık gösterdiğini sanmıyorum (Psikolojiden anlayan varsa burada bana yardımcı olabilir).
Yolculuğuma gelecek olursak, final dönemi sonrası otobüsler ne kadar doluysa o kadar dolu olan bir otobüste yolculuğa başladım. Kitabımı elime alıp önce sıkıla sıkıla, yerime iyice alışınca da kitaba dala dala okumaya başladım. Yaklaşık 60 sayfa kadar ilerlemiştim, bu süre zarfında muavin tarafından iki defa sulanarak, bir defa da nescafelenerek yolculuktan önce itinayla boşalttığım mesanemin alarm vermesiyle panik haline girmiştim. İlk başta sakinliğimi koruyabildim, ne de olsa bir buçuk saattir yoldaydık ve yaklaşık yarım saat içinde mola verilecekti, ben de olabildiğince hızlı bir şekilde otobüsten kendimi atıp, bir lirayla turnikeden geçerek en yakın pisuvara uğrayarak içinde bulunduğum sıkıntıdan kendimi kurtaracaktım. Bu avuntuyla bir süre bekledim. Otobüs bir otogara girmek için burnunu çevirince yavaştan hazırlandım ama otobüsün içinde karıncalı bir hoparlör sesi yankılandı: “Sayın yolcularımız, otobüsümüz X otogarına girmek üzeredir, lütfen yerlerinizden ayrılmayın. Bir yolcu alınıp yolculuğumuza kaldığımız yerden devam edeceğiz, geçirdiğimiz rötar yüzünden maalesef ihtiyaç molası verilmeyecektir.” Muavin muhtemelen bu sözlere yaklaşık on saniyesini harcadı ama “maalesef ihtiyaç molası verilmeyecektir” kısmı dakikalarca kafamda söylenip durdu. “Neyse” dedim, “Biraz daha sıkarım kendimi, bir dahakine çok kalmamış olsa gerek”. Ama maalesef düşündüğüm gibi gitmedi.
Otogardan çıkıp yolculuğumuza kaldığımız yerden devam ettik ama nasıl devam ettik, anlatamam. Saate göre yarım saat geçti, bana sorsalar en azından bir yarım gün daha devam ettik derdim. Daha fazla dayanamayacaktım, bu işe bir son verilmesi gerekliydi. Yoksa 93ten beri kusmama rekorum elimden kayıp gidebilirdi. (Aslında 97, 93 doğumluyum zaten ama HIMYMdan Ted’e bir selam çakayım dedim.)
Sadece bacaklarımı kavrayan emniyet kemerini çıkardım (yeri gelmişken, emniyet kemeri takmayı ihmal etmeyin), sağ dirseğimi dayadığım kolçağı yukarı kaldırıp aşağı indirerek kapalı konuma getirdim, ani hareketlerden kaçınarak ufak adımlarda koltuğumdan sıyrılıp bana sırat köprüsü gibi gelen koridorun taa en ucundan muavinle şoförün bulunduğu alana bakmaya çalıştım. Bakın bakamadım, bakmaya çalıştım. Hani filmlerde klişe bir sahne vardır ya, yükseklik korkusu olan biri çok yüksek bir yerden baktığında görüntü uzar da uzar, yüksekliği bir anda 2x, 3x şeklinde algılar, ahan da işte o koridor bana tam da öyle geldi. “Bu yüzden diğer insanlar arka koltuğu pek tercih etmiyor olabilir” diye düşündüm, koridoru geçebilmek için “Yapacak bir şey yok Abdurrahman, o yolun sonuna gitmezsen başka yolun sonuna gidebilirsin, 93tenen beri…” diyerek kendime mecal kazandırdım, koltuklara ellerimi dayaya dayaya, ufak adımcıklar ata ata, yeri geldi bazı yolcuların desteğiyle bana birkaç gün gibi gelen kısa bir süre zarfından sonra hedefime ulaştım. İnsanlar da nasıl bakıyor, tasvir bile edemem. İçlerinden “sakat herhalde” ya da “napıyor bu a…” dediklerine yemin edebilirim.
Neyse, güç bela vardım hedefime. Kendimi olimpiyatlarda kazanamamış ama hiç değilse parkuru tamamlama şerefine ulaşmış bir atlet gibi hissediyordum. Ufak ufak eğilerek arkasında durduğumdan haberi olmayıp şoförle hararetli bir şekilde üst komşusunun dedikodusunu yapan muavinin omzuna hafifçe dokundum, muavin arkasını sakince döndü ve sadece gözleriyle “Ne istiyorsun?” diye sordu. Ben de sanki sesimi yüksek çıkarırsam arkamda bulunan yaklaşık kırk kişinin gözü önünde bir çocuktan ziyade aklı melekeleri yerinde olmayan yirmili yaşlarında bir mahluk gibi görüneceğim korkusuyla kısık sesle şöyle dedim: “Affedersiniz, genelde haddim olmaz ama genelden daha fazla sıkıştığım için ne zaman ihtiyaç molası verebileceğimizi öğrenebilir miyim?” Muavin daha cevap vermeden aklımdan türlü türlü hem beni hem de mesanemi mutlu edecek cevaplar geçirdim. “Hemen önümüzdeki petrol istasyonunda duracağız beyefendi” ya da “Birazdan X otogarına” ya da “X dinlenme tesisine gireceğiz beyefendi” ya da “hemen duralım, yol kenarında ihtiyacınızı karşılayın” gibi. Şimdiye kadar ya pisuvara, ya tuvalete ya da altıma işemişliğim olan bana şu son cevap bile çok fazla mutluluk kazandırabilirdi. Ama zalimlikten payına düşenden fazlasını alan muavin bana “Beyefendi, oldukça fazla rötar yaşadığımız için İzmir’e kadar yolculuğumuz hiç mola verilmeden devam edecektir” anlamına gelen birkaç Anadolu şivesinden sözcük gevelemesiyle benim şartellerimin kontrolünü kaybetmem bir oldu. Önce kendimi olabildiğince sakin tutmaya çalışsam da kontrolü elinden düşürdüm, muavinin karşısına hakkettiği derecede korkunç bir canavara dönüştüm. Başladım bağırmaya. “NE DEMEK HİÇ MOLA YOK, İNSANLARIN MOLAYA İHTİYAÇ DUYABİLECEĞİNİ HİÇ Mİ İDRAK EDEMİYORSUNUZ, DAHA İZMİR’E VARMAMIZA 3 SAATTEN FAZLA ZAMAN VAR. BENİM DAHA FAZLA ÇİŞİMİ İÇİMDE TUTMAYA MECALİM FALAN KALMADI” anlamlarına getirebileceğimiz oldukça küfürlü ve kimseye yakıştıramadığım pis bir söylem ağzımdan uçtuuu gitti. Sonra da ekledim: “SİZ ÖNÜMÜZE ÇIKAN İLK İSTASYONDA DURDUNUZ DURDUNUZ, YOKSA YEMİN EDİYORUM ÇIKARIP BURADA İŞEYECEM. 20 YILDAN FAZLADIR İÇİNDE BULUNMADIĞIM BİR DURUMA BENİ SOKAMAZSINIZ” dememle muavin bir yumuşadı bir yumuşadı, o an yapılabilse aynı bir pamuk şekeri gibi top top edilip avucunuza alabilirdiniz. (Bu yumuşamanın kaynağında insana olan saygıdan çok işini kaybetme korkusu yattığınız biliyorum. Ekmeğimizi kazanmak için sizinle hiçbir alakası olmayan bir olay yüzünden benim gibi şerefsizlik yapan bazı insanlara katlanmak, alttan almak zorunda kalabiliyoruz.) “tabi efendim, biz sizin mağdur olmanızı hiç ister miyiz. Önümüze çıkan sözleşmemizin olduğu ilk istasyonda durur, yolcuların ihtiyacını karşılamasına izin verebiliriz” dedi.
Sakinlemiştim, kısa bir süre içinde mesanemin de sakinleşeceği mesajını alarak en az muavin kadar yumuşamıştım. Öncelikle ettiğim kaba sözler için özür dilemiş, muavinden oldukça nahif bir sesle yan koltuğa geçebilmesinin mümkün olup olmadığını sormuştum. Bu beden o koridoru bir daha yürüyebilecek dinçlikte değildi. Arkaya doğru bakmak bile korkunçtu. Sanki arkada yıllardır aç bırakılmış bir canavar var, ben oraya gidersem açlığını benimle giderecekmiş gibi hissediyordum. Ya da daha kötüsü…
Muavin yan koltuğa geçti, ben de onun yanında oturdum, bekledik petrol istasyonuna varmayı. Bekleyiş sürdükçe sürdü, yol üstünde yarım saat içerisinde karşılaşılabilecek her istasyonla karşılaşmış, sanki bize layık değilmiş gibi hepsini pas geçmiştik. Bir ara şoför birine yanaşmaya yeltendi, kalbim platonik aşkıyla ummadık bir yolda karşılaşan bir liseli gibi atmaya başladı. Sonra da şoför sanki o istasyonu beğenmedi de ona da dumanını koklattıktan sonra otobüsü tekrar yola alıp var gücüyle yoluna devam etti. O platonik liseli çocuğun o kızın aşık olduğu kız olmadığını fark ettiği anda içinde bulunduğu hüzün bendeki hüznün yanında devede kulak. Bacaklarımı olabildiğince birbirine yaklaştırdım, biraz daha çaba harcasan iki bacağım tek bacak haline gelecek. Artık titremeye başlamıştım, yavaştan muavine dönerek istemeden bir gülümsemeyle “Bu firma, hangi petrol firmalarıyla anlaşmalı?” diye sordum. Birkaç tane isim saymasıyla benim şartellerin kontrolünü tekrar kaybetmem bir oldu. “BE A… KO…LARIM, SABAHTAN BERİDİR KAÇ TANE O FİRMALARIN ÖNÜNDEN GEÇTİK. SİZ BENİMLE DALGA MI GEÇİYONUZ LAN, ÖNÜMÜZDEKİ İLK FİRMADA DURMAZSANIZ” diye bağırdım, tekrar “ahan da buraya işerim” kartımı devreye soktum. Bu problemin sorumlusu belki muavin değil ama muavine işte tam da böyle durumlara göğüs germesi için de maaş veriliyor. (Özür dilerim muavin kardeş, içine düştüğüm durum bana bunları söyletti. Normalde melek gibi insanımdır.) “Tamam efendim, ilk istasyonda duracağız, söz veriyoruz” diye gevelediler de gevelediler. Baktım, taa ufuklarda bir istasyonun tabelası görünüyor. İşte o an bir miçonun bağırdığı gibi “KARA GÖRÜNDÜÜÜÜÜ” diye bağırasım geldi, ama mutluluktan ağlıyor, bağıramıyorum.
Otobüs nazlı nazlı yol kenarına yanaşırken “beş dakika ihtiyaç molası” anonsunu duyduktan sonra dörtlüleri yakıp yolun kenarında durdu. Çünkü istasyonla sözleşme yokmuş, girmeleri yasakmış. “Beni bağlamaz abi, ben sözleşmeniz olmayan istasyonda da işerim” demek isterdim. Hemen ayağa kalktım, madalya almaya hazırlanan bir sporcu gibi ödülümün gelmesini bekledim. Kapı açılır açılmaz karaya ilk ben ayak bastım. Sanki Neil Armstrong’un attığı adım, benim attığım adımın yanında hiçbir şey. Oysa ki yarım ayak boyunda adımlarla yürüyorum, biraz daha açarsam zihnimde Keban Barajı’nın kapıları açılıyor. Küçük küçük alışveriş mağazasına yürüyorum ama otobüsten sanki bir zombi sürüsü indi de ilerdeki tek canlı belirtisine hücum ediyorlar, bense bacakları olmayıp da kollarımla sürünen zombi gibi geride kalıyorum. Lanet olasıca mağazaya çok uzakta durmuşuz, gitdikçe varamıyorum. Zor bela hedefime ulaştım.
Otomatik kapının önüne geldim. Boyum oldukça kısa, kısa boylular iyi bilir otomatik kapılar kendilerini düşük insan sınıfına koyuyor gibi inatla geç açılır. Ama bu kapı halime acımış gibi hemen açıldı. Birkaç damla göz yaşı da bu yüzden aktı yanaklarıma. Girdim içeri, koridorların sonuna yürüyorum ama yürüyorum da yürüyorum. Bakmadığım yer yok, üstünde WC yazmayan bir kapı bile yok. Küçük adımlarla kasaya kadar ilerledim (bu adımlar her seferinde bir ayağımı öbür ayağımın ancak yarım ayak geçecek kadar) kasiyer hemen müşteri sanıp döndü bana. Hiç vakit kaybetmeden tuvaletin yerini sordum. Bana sorsalar ki ‘Ben seni arkadaş olarak görüyorum’dan daha acı söz varmı, aha bu kasiyerin verdiği cevabı veririm. “Beyefendi siz yanlış gelmişsiniz, burası özel bir mağaza, istasyonun mağazası hemen yan dükkan. ORADA TUVALET VAR” Yemin ediyorum kendimi evladını körolasıca kartallara kaptırmış “Boş Beşik”teki Fatma Girik gibi hissediyordum. O benim kadar üzülmüş müdür, tartışılır.
Bütün dünyam başıma yıkılmıştı. 93ten beri yapmadığım bir şeyi yapacaktım, hem de ağlaya ağlaya. Ufak bir umutla istasyonuz mağazasına ilerlemeye başladım, o anki umudumu bir milyonla çarpsan sonuç yine sıfır çıkardı. Çünkü yaklaşık 40 tane zombi kılıklı yolcu otobüsten inmişti ve görünürde kimse yoktu. İçerisinde tuvalet barındıran mağazaya ulaşmak için de bir yarım günümü harcadım. Muhtemelen az ilerimde gördüğün otomatik kapının kapanmasını engelleyen insan kuyruğunun ucu benim hayallerime varıyordu. Ben bunu göre göre içeri aynı ufak adımlarımla girdim, belki baştaki kişiden rica etsem, olmadı fakir bir öğrencinin verebileceği en yüksek rüşveti versem yerini bana verebilir ya da satabilirdi. İlerledikçe ilerledim, kuyruğun başına varmam bihayli zaman aldı. İki tane kuyruk oluşmuştu. Birinde ayakta işeyebilecek olanlar, diğerinde de çömelmek zorunda kalanlar. Ayakta işeyecek bir sonraki kişi muavindi. Şerefsiz muavin. Birden sinirlendim, “lan” dedim içimden “madem hepinizin işemesi lazımdı, niye bana destek çıkmadınız, niye daha erken otobüsün durmasını sağlamadınız. Şerefsiz şoför mü lan şu?” Sonra bir şey dikkatimi çekti. O şey sanki bulutların içinde arkasından ilahi şulelerin aktığı bir kapıydı. Üzerinde WC yazıyor, önü de boştu, bomboş. Ama WC’nin altında da ufak puntolarla şey yazıyordu:ENGELLİ. Otobüsteki herkesin bu kadar duyarlı olabileceği kimin aklına gelebilirdi.
O engelli yazısı var ya, beni temsil ediyordu. Zaten bu adımlarla ancak bir engelliye benziyordum, herkesin çoktandır beni engelli sandığından da eminim. Oraya varamasam ve mesanemi boşaltmasam, birazdan pantolonumdaki kocaman ıslaklıkla bu da tescillenmiş olabilirdi.
Küçük adımlarımı olabildiğince hızlandırdım, hızlandım, hızlandım. Sonunda vardım kapının önüne. Sanki herkes bana “başarabilirsin, sana güveniyoruz” gibi bakıyordu. İki defa vurdum kapıya, normalde üç defa vururum ama üç defa vursam sanki içerden biri “DOLU” diye bağıracaktı. Baktım ses yok, indirdim kapının kolunu, açtım kapıyı, içeri girerken kafamda ‘queen-we are the champions’ şarkısı çalıyordu, başka da hiçbir ses duyamıyordum. Ordaydı, klozet ordaydı lan. O an o klozet bir arap kralının altın klozetinden daha değerliydi gözümde. Yanaştım yanına, kaldırdım kapağını, açtım kemerimi, indirdim işememe engel olan her ne varsa. O an şeyim kafasını bana doğru kaldırmış, ağzı olsa bana “teşekkür ederim patron” diyerek ağlayacağını biliyordum. Saatlerdir idrar yolunu tıkamak için elinden geleni yapmıştı. Artık işi devralma zamanı bana geldiğine göre, onu tebrik ederek azat edebilirdim. O ilk anı, o kapıların açılması ve iltica eden litrelerce idrarın birbirinin üstüne basa basa ilerlemesinin verdiği hazzı hayatım boyunca unutmayacağım. Başladım işemeye. Onu, bir itfaiyecinin hortumunu kavrar gibi kavradım, bir itfaiyecinin hortumunu zapt edebilmek için uğraştığı gibi uğraştım. Geriye doğru düşmemek için ağırlığımı öne doğru verdim. İşedikçe işedim. İşedikçe işedim. ‘we are the champions’ biterken benim de nakliye işlemim bitmiş, yüzümde dudaklarımın hayatımda oluşturduğu en uzun gülümsemeyle tuvaletten çıktım. İçeri girerken gördüğüm iki kuyruk bir de karışık cinsiyetten üçüncü bir kuyruk doğurmuştu. Herkes sanki bana alkışlıyormuş gibi bakıyordu, utanmasalardı alkışlayacaklarını da biliyorum.
Dışarıya çıkmış, otobüsün önünde yol duvarında oturup üst üste sigaralarımı içiyordum. Bizim kabileden ortalama bir dakikada biri otobüsteki yerini alıyor yahut sigaralarını yakmak için benden çakmak dileniyorlardı. Beş dakikalık mola yerini kırk beş dakikalık molaya vermiş, o da bittikten sonra otobüs yolculuğuna kaldığı yerden devam etmiştir.
Yolculuğun geri kalanına her zamankilere benzer şekilde devam ettik, tek farkla: yolculuk boyunca süren çok güzel bir rahatlama gülümsemesi bir türlü beni rahat bırakmayarak rahatlatıyordu.
Buraya kadar okuduysan helal olsun sana.
yazdığım hikayeleri paylaştığım blog sayfamı ziyaret edersen beni memnun edersin. şuan bu okuduğun dışında bir hikaye var ama devamı gelecek. teşekkür ederim. terstengeri.blogspot.com
eleştiri yapmayı da unutmayın lütfen.
submitted by 21211232 to KGBTR [link] [comments]


2020.11.01 23:34 Justfelamal Gerizekalı insanlar tam liste (2020)

geri zekalı listesi
1- Hümanistler
2- Ancomlar
3- Home of seksüelliği savunanlar
4- Etnik kökenlere özel bir saygı duyanlar
5- Serbest piyasayı savunanlar
6- Süpyancılar
7- Otakular
8- Dine inananlar(Spagetti canavarı hariç)
9- Amsalaklar
10- Discordda 7/24 lol oynayanlar
11- Lol oynayanlar
12- Fiziksel sporları takip edip takım tutanlar (Denizli sporu hariç)
13- Facebookta siyaset yapanlar
14- Rap dinleyenler
15- Mutlu olanlar
16- Amsalak olup olmadığını iddia edenler
17- Suratının yarısını paylaşan feminen varlıklar
18- Atatürk ve enver paşa düşmanları
19- Sigara ve alkole laf edenleetmeyenler
20- İstanbul türkçesi dışında konuşulan şivelere gülenler
21- Mesaja anında cevap verenler
22- Özenti orospu evlatları
23- Kekemeler
24- Filme diziye özenip türkçesini değiştirenler
25- Kükürtlerin kültürü olduğunu savunanlar
26- Irkçılar
27- Home of fobikler
28- Depresif orospu evlatları
29- İsmi kuranda geçenler
30- Kuran kursunda smackdown oynayanlar
31- ALĞDSKGPOĞASLGPĞASLGP
32- Alkol şişelerini sosyal medyada paylaşanlar
33- Sigara fotoğrafı paylaşanlar
34- 184ten uzun olanlar
35- Gözleri yuvarlak olanlar (ermeni gözü)
36- Asyalı kadınları çekici bulanlar
37- Pale ten rengi sevenler
38- İsmi 3 harfli olanlar
39- Soy adı fiil olanlar
40- İnternette fake isim kullananlar
41- Bakir olmayanlar
42- 2. dünya savaşındaki herhangi bir lideri iyi bir lider zannedenler
43- Nasyonel sosyalistleri ''ya abi onlar olmasaydı tıp gelişmezdi bu kadar gelişmiş olmazdık dünyayı 100 yıl ileri taşıdılar ya'' diye savunanlar
44- Japonca öğrenmeye başlayanlar
45- Kilolu insanlar
46- Zayıf insanlar
47- Kilosuyla kafayı bozup kalori sayan insanlar
48- Aşkenaziler
49- Gece lambasıyla uyuyanlar
50- Eşitliğe inananlar
51- Herkese saygı duyulması gerektiğini düşünenler
52- Trap dinleyenler
53- Rap dinleyenler
54- Zencilerin yaptığı tek müzik türünü hiphop zannedip hayaında 1 kere bile blues dinlemeyen insanlar
55- Esmer sevmeyenler
56- 3 ismi olanlar
57- İnanç özgürlüğüne saygı duymayanlar
58- Kendini aptal olarak görenler
59- Fazla rekabetçi olan insanlar
60- Yunan mitolojisine ilgi duyanlar
61- Facebook yorumlarında bir tartışma sırasında gördüğü cümleyi hayatının merkezine koyan insanlar
62- Anlamadığı kitaplardan alıntı yapanlar
63- Profilinde anime fotoğrafı olanlar
64- Asyalıların dünyanın en dejenere toplumu olduğunu kabul etmeyenler
65- Türklerin iyi bir devleti/kültürü olduğunu düşünenler
66- Sokratesi okuyup anladığını iddia eden ama sokrates denilen yavşağın hiç anlaşılacak bir şey söylemediğini bilmeyen insanlar
67- Freuddan alıntı yapanlar
68- Zerdüştün ilk 3 sayfasını okuyup nihilist takılanlar
69- Bulgurlular
70- Antidepresan kullananlar
71- Kendi kendine psikiyatrik/psikolojik teşhis koyanlar
72- Facebooktan sevgili bulanlar
73- Fotoğrafları editlemeye uğraşıp komikli görseller yapmaya çalışanlar
74- Komik olmayan insanlar
75- Japon oyunu oynayan insanlar
76- Amerikalıların en iyi kültüre/devlete sahip olmadığını düşünen insanlar
77- Türkiyede yaşamanın çoğu ülkeden daha iyi olduğunu bilmeyenler
78- İngilizce bilmeyenler
79- Biseksüeller
80- Yemek yapmayı bilmeyenler
81- Arabada müziği son ses açanlar
82- Domatesi büyük doğrayıp menemen yapanlar
83- Klasik müzik dinlemeyenler
84- Hayatında hiç tiyatroya gitmemiş insanlar(okuldakiler sayılmaz)
85- Sosyal medyada ironik olmayarak ağlayan lucifer portresini paylaşanlaprofil/kapak fotoğrafı yapanlar
86- Avrupalıların asyalılardan büyük sikinin olduğunu düşünenler
87- Siyahilerin genetik olarak diğer etnik kökenlerden daha gelişmiş olduğunu kabul etmeyenler
88- Sanat filmi izleyenler
89- Fransız filmi izleyenler
90- İspanyol filmi izleyenler
91- 2000 yılından önce çıkmış herhangi bir şeyi sevenler (müzik hariç)
92- İngilizlerin dünyayı daha güzel bir yer yaptığını kabul etmeyenler
93- İngilizler olmasaydı şu an dinlediği müziklerin yüzde 90ının var olmayacağını bilmeyenler
94- Amerikalıların en aptal millet olduğunu bilmeyenler
95- Kadınlara saygı duyanlar
96- Cinsel yönelimini kişiliğinin merkezi belirleyen kişiliksiz yüzeysel insanlar
97- Facebook biosuna komik şeyler yazanlar
98- Pronounlara takılanlar
99- Şişkoseverler
100- Buraya kadar okuyanlar
101- Hırsızlık yapanlar
102- Irkıyla övünenler
103- Tembel insanlar
104- Kıvırcık saçlılar
105- Uzun saçlı erkekler
106- Kısa saçlı erkekler
107- Çirkin insanlar
108- Çirkin olduğunu anlamayıp sosyal medyaya fotoğraf atanlar
109- Lolü kötü oynayanlar
110- Türk ismi olanlar
111- Liya/Miya/Mirel/Maya gibi yeni nesil ismi olanlar
112- Okulda en arkaya oturanlar
113- 1 kere bile kavga etmemiş insanlar
114- Mbti testini bilimsel zannedenler
115- Günde 6 saat ders çalışanlar
116- Astım olanlar
117- Yaz çocukları
118- Yaz sevenler
119- Aşık olanlar
120- Siki kalkanlar
121- Büyük meme sevmeyenler
122- Küçük memeliler
123- Kıl sevenler
124- Ayak fetişistleri
125- Bir insanı fetişlerine göre yargılayanlar
126- Annesini babasını öldürme planı yapanlar
127- Anime izlerken ağlayanlar
128- Rüya görmeyenler
129- Kahve sevmeyenler
130- Çay içenler
131- Kola içenler
132- Ice tea içenler
133- Ülker çikolatalı gofret sevenler
134- Düzenli kitap okumayanlar
135- İsmi mehmet olanlar
136- Militaristler
137- How I met your mother ve Friends sevenler
138- Nirvana sevmeyenler
139- Uyuşturucuyu rapçilerden öğrenenler
140- Batman sevenler
141- Superman sevmeyenler
142- Dcnin iyi film yaptığını savunanlar
143- Marvel filmlerinin iyi olduğunu savunanlar
144- Marvel filmlerindeki aktöaktrislerin iyi aktöaktris olduğunu düşünenler (RDJ hariç belki)
145- Seri katillerle alakalı videolar izleyenler
146- Komplo teorilerine inananlar
147- Thom Yorke'un geleceği gördüğüne inanmayanlar
148- AC/DC sevenler
149- ASMR dinleyenler
150- Lilia oynayanlar
151- OTPler
152- Trendyol linki paylaşanlar
153- Twitch izleyenler
154- Vtuber izleyenler
155- Komünist bir aktivistle aynı ismi paylaşanlar
156- Soy adı koç olanlar
157- Soy adında Türklükle alakalı bir şeyler geçenler
158- Annesi üzülmesin diye intihar etmeyenler grubunda takılanlar
159- İstanbulda yaşayanlar
160- Ege bölgesinde yaşanlar
161- Karadenizde yaşayanlar
162- Burnu büyük olanlar
163- En az 3 dil bilmeyenler
164- Lolde 1800lp altı kasanlar
165- Lolde ban yemeyenler
166- Metin2 oynayanlar
167- Bir şey yapacağım diyip yapmayanlar
168- İsmi s ile başlayanlar
169- İsmini sevmeyenler
170- Flashı f de kullananlar
171- Msnde yılmazı silmeyenler
172- Netflix kullanmayanlar
173- Iphone kullananlar
174- Youtuberların yaptığı şarkıları dinleyenler
175- FPS oyunu oynayanlar
176- Türkanime kullananlar
177- Hentai izleyenler
178- Kendinden küçük insanlara ilgi duyanlar
179- Parayı hayatının merkezi yapmayan insanlar
180- Evlenip mutlu mesut yaşayacağına inananlar
181- İsmi Murat olanlar
182- Hentai sevmeyenler
183- Yu-gi-oh sevenler
184- Persona oynayanlar
185- Persona 5 sevmeyenler
186- Dark Souls sevenler
187- Death Grips dinleyenler
188- Piercing yapanlar
189- Mecha izleyenler
190- Anime kızı kapıştıranlar
191- FFXV yükleme ekranını izleyenler
192- Gacha oyunları oynayanlar
193- Soy adı Kılıç olanlar
194- Dostoyevski sevenler
195- İsmi Tolga olanlar
196- Dedesinin ismi Hayrullah olmayanlar
197- Ailesinden nefret edenler
198- Çocukken sokakta bir sincap görüp o sincapı sapanla vurup öldürtükten sonra hiçbir şey hissetmediğini farkedip ''acaba bir insanı öldürsem de hala hiçbir şey hissetmemeye devam eder miyim'' diye içinden geçirmiş olan insanlar
199- Popculture referanslarını anlamayanlar
200- Tarantinonun iyi film yapmasının tek sebebinin ayak fetişisti ve çirkin olması olduğunu bilmeyenler
201- Community izlemeyenler
202- Sembolizmi önemli bir şey sananlar
203- İnsanların annesine durup dururken küfür etmeyenler
204- Brad Pitt'i yakışıklı bulmayanlar
205- Barbara Palvin'e 100 üzerinden 50+ verenler
206- Sevgili yaptıktan sonra arkadaşları ile konuşmayı bırakanlar
207- Kendinden nefret edenler
208- 165ten kısa olanlar
209- İsmi Muhammed olanlar
210- Annesi babası olanlar
211- Yetimler
212- Amputeler
213- Gülüşü çirkin olanlar
214- Unisex ismi olanlar
215- Türk olanlar
216- İlkokul/ortaokul/lise/üniversite mezunu olanlar
217- Meslek sahibi olanlar
218- Türklerin yemeklerinin aslında arap yemeği olduğunu bilmeyenler
219- Lahmacun sevmeyenler
220- Deniz ürünleri sevmeyenler
221- Küçük asya mutfaklarını sevenler (Tayland/Tayvan/Hindistan)
222- Eti çok pişmiş sevenler
223- Light kola içenler
224- Fanta/Yedigün sevenler
225- Kadınlara ilgi duyanlar
226- Parasocial ilişkileri olanlar
227- Çin markası telefon kullananlar
228- En az 1 kere kuran okumuş olanlar
229- Minecraft oynayanlar
230- Türkçe youtube kanalı takip edenler
231- Barış Özcan takip edenler
232- Hayatında en az 1 kere Ruhi Çenet izlemiş olanlar
233- 81 ilin en az 1inde doğmuş olmak
234- Hajime No Ippo izlemiş olanlar
235- Sokra-Desu sayfasını takip edenler
236- İsmi Volkan Nuri Binici olanlar
237- Opera browser kullananlar
238- En az bir Discord sunucusunda moderatör olanlar
239- Yüzünü yıkayanlar
240- İşeyenler
241- Bardaktan su içenler
242- Makarnayı yoğurtla yiyenler
243- Salata yiyenler
244- İsmi Elif olanlar
245- Aşık Veysel sevenler
246- Polisiye sevenler
247- Fringe sevmeyenler
248- Türk dizisi izleyenler
249- Yabancı dizi seyredenler
250- K-pop dinleyenler
251- J-pop dinleyenler
252- Naruto izleyenler
253- Sasuke ve sakuradan nefret etmeyenler
254- Saçını boyayanlar
255- Anime izleyip manga okumayanlar
256- Saçını kestirenler
257- Saçını uzatanlar
258- Karpuz sevenler
259- Kavun sevenler
260- Pazara gidenler
261- Bim'den alışveriş yapanlar
262- A101'den alışveriş yapanlar
263- Çiçek yetiştirenler
264- Köyde yaşayanlar
265- Evcil hayvanı olanlar
266- Pantolon giyenler
267- Slip külot giyenler
268- Kaslı olanlar
269- Şişmanlar
270- Discord'da ekran paylaşanlar
271- Omegle kullananlar
272- Nude isteyenler
273- Süslümanlar
274- Akp düşmanları
275- Intel işlemci kullananlar
276- AMD işlemci kullananlar
277- Reddit nickinde muhammed allah vs olanlar
278- Ram kullananlar
279- Ruj sürenler
280- Apolitikler
281- Y kuşağı
282- Z kuşağı
283- Dokunmatik telefon kullananlar
284- Ders çalışanlar
285- Tuşlu telefon kullananlar
286- Hayatında en az 1 kere dershaneye gitmiş olanlar
287- Event isteyenler
288- Control+c, Control+v yapanlar
289- Geri zekalı listesi yapanlar
290- Atatürk'ü sevenler
291- Dolar kurunu düşününce siki kalkanlar
292- Facebook sayfası olanlar
293- Berak Albayrak'ın kötü bir ekonomist olduğunu düşünenler
294- Türk lirası harcayanlar
295- Hayatında en az 1 kere kendine sakso çektiğini hayal etmeyenler
296- Şafak sönmeyeceği için korkmayanlar
297- Kemal Sunal'ı komik bulanlar
298- Tencere yemeği yiyenler
299- Televizyonu olanlar
300- Babasının sakalı olanlar
301- Bıyık bırakanlar
302- Sakalını kesenler
303- Sakalını kesmeye üşenenler
304- Discord'a gelen ouz
305- Discord'da mikrofonu kapalı olanlar
306- İronik olmayarak emoji kullananlar
307- İronik olarak emoji kullananlar
308- WhatsApp kullananlar
309- Biz diyenler
310- Anime izlerken ağlamayanlar
311- Yok mu diyenler
312- Var mı diyenler
313- O ses Türkiye izleyenler
314- Survivor takip edenler
315- Magazin takip edenler
316- Twitter kullananlar
317- Ekşi sözlük kullananlar
318- 208. maddeye ayıp oluyor diyenler
319- 319 Kilodan az olanlar
320- Muz sevenler
321- Baklava sevenler
322- İyi Türkler de var diyenler
323- Köpekler kedilerden iyi diyenler
324- Kedi videosu izleyenler
325- Kedi videosu paylaşanlar
326- Ermeniler
327- İsmi 3 harfli olan ermeniler
328- 325ten 327ye atlayanlar
329- Lazlar
330- Profil fotoğrafı olanlar
331- Sakaryada yaşayanlar
332- Ece'yi rüyasında görenler
333- Ömer'e gülenler
334- 2 yıldır para biriktirip bilgisayar alamayanlar
335- Bilgisayarı minecraft oynarken kapananlar
336- Faturacıda çalışanlar
337- Fatura ödeyenler
338- Fatura öderken kuş sevenler
339- Andımızı ezbere bilenler
340- İsmi İrem olanlar
341- Soy adı Duman olanlar
342- Alarm kuranlar
343- Uyuyanlar
344- Uyananlar
345- Uyumakla ilgili depresif cümleler kuranlar
346- İntihar etmek istemeyenler
347- Köri sosu sevenler
348- Franchise yemek yiyenler
349- İntihar etmek isteyenler
350- Şefim 349 çok acı çekmiş
351- Annesini sevmeyenler
352- Babasını dövmeyenler
353- Nişantaşı'ndan burs alamayanlar
354- Ülkücüler
355- Benim adım ''....'' diye başlayıp adını söyleyenler
356- Soy adı Giovanna olanlar
367- Jojo izleyenler
368- Aynı maddeyi 3 kere yazanlar
369- Soy adı Akyüz olanlar
370- Gece 3 ten önce uyumayanlar
371- Translar
372- Femboylar
373- Benim suy adımı bilmeyenler
374- Nofap yapanlar
375- Azgınlar
376- Azgın olmayanlar
377- Soy adında Gün olanlar
378- Soy adında Ay olanlar
379- Abi diyenler
380- Bu ne diyenler
381- Abi bu ne diyenler
382- WTF yazanlar
383- BTW yazanlar
384- BGYliler
385- Benimle arkadaş olanlar
386- Hemşireler
387- Hemşeriler
388- Ensest sevmeyenler
389- Cennet mahallesi izleyenler
390- Kelime daramcığı dar olanlar
391- Öğretmenler
392- Ateistler
393- Deistler
394- Maymun paylaşanlar
395- Smackdown izleyenler
396- Jeff Hardy sevmeyenler
397- Kürt Ahmet'i sevmeyenler
398- İsmi Aybars olanlar
399- Hukuk okuyanlar
400- İsmi Nisa olanlar
401- Nisa suresi 36. ayeti okuyup hala müslüman olanlar
402- İsmi a ile başlayanlar
403- İsmi b ile başlayanlar
404- İsmi c ile başlayanlar
405- İsmi ç ile başlayanlar
406- İsmi d ile başlayanlar
407- İsmi e ile başlayanlar
408- İsmi f ile başlayanlar
409- İsmi g ile başlayanlar
410- İsmi ğ ile başlayanlar
411- İsmi h ile başlayanlar
412- İsmi ı ile başlayanlar
413- İsmi i ile başlayanlar
414- İsmi j ile başlayanlar
416- İsmi k ile başlayanlar
417- İsmi l ile başlayanlar
418- İsmi m ile başlayanlar
419- İsmi n ile başlayanlar
420- İsmi o ile başlayanlar
421- İsmi ö ile başlayanlar
422- İsmi p ile başlayanlar
423- İsmi r ile başlayanlar
424- İsmi s ile başlayanlar
425- İsmi ş ile başlayanlar
426- İsmi t ile başlayanlar
427- İsmi u ile başlayanlar
428- İsmi ü ile başlayanlar
429- İsmi v ile başlayanlar
430- İsmi y ile başlayanlar
431- İsmi z ile başlayanlar
432- İsmi q ile başlayanlar
433- İsmi x ile başlayanlar
434- İsmi w ile başlayanlar
435- İsmi lamelifle başlayanlar
436- Sübhanekeyi bilmeyenler
437- Sübhanekeyi bilenler
438- TFT oynayanlar
439- Antivirüs programı kullananlar
440- Karbon bazlı canlılar
441- Protein tüketenler
442- Vücudunun yüzde 75i su olanlar
443- Bu listeye yardım edenler
444- Ergenken sivilceli olanlar
445- 20 yaş üstündekiler
446- 19 yaş altındakiler
447- Youtube vanced kullanmayanlar
448- İsmi Sena olanlar
449- Fifa oynayanlar
450- Buraya kadar okuyanlar
451- Yumurta yiyenler
452- Sebze yiyenler
453- İntihar edenler
454- Mehmet Pişkin
455- İsmi Mehmet olanlar
456- Chpye oy vermeyenler
457- Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde %0.27 oy alanlar
458- Hemen seçimden önce doğalgaz rezervi bulmayanlar
459- Cumhurbaşkanı olmayanlar
460- Almancılar
461- Almanlar
462- 31 sjsjsj
463- Amdan çıkanlar
464- İstanbul sözleşmesini destekleyenler
465- Karısını dövmeyenler
466- Kız kardeşine tecavüz etmeyenler
467- Rana'yı haksız bulanlar
468- MP3 ile Flac arasındaki farkı anlamayanlar
469- PUBG oynayanlar
470- PUBG mobil oynayanlar
471- Telefonunun bataryası olanlar
472- Gercek islem bu deil
473- Anayasa yazanlar
474- Kan şekeri düşenler
475- Swinger partisine katılmayanlar
476- Müzik dinleyenler
477- Arkadaşlarından yardım isteyenler
478- Arkadaşları olanlar
479- Sosyal olanlar
480- Asosyal olanlar
481- 3 boyutlu varlıklar
482- Memelere gülenler (mim)
483- Ülkesine servis yapanlar
484- Amerikan filmi izleyenler
485- Çayı sütsüz içenler
486- Kaçak çay içenler
487- Çenobilde ölenler
488- Oy kullananlar
489- Maske takanlar
490- Corona olanlar
491- Heteroseksüeller
492- Sağlık görevlileri
493- Erken boşalanlar
494- Uykusunda boşalanlar
495- Beşiktaşlılar
496- Bilgisayarı ısınanlar
497- Anime figürü koleksiyonu yapanlar
498- Yazım kurallarına uymayanlar
499- İnterneti kötü olanlar
500- Ayasofya'da namaz kılmayanlar
501- Osmanlıyı sevmeyenler
502- Felsefe okuyanlar
503- GTA oynayanlar
504- Kitap okumayanlar
505- I'm going back to 505
If it's a seven hour flight or a forty-five minute drive
In my imagination you're waiting, lying on your side
With your hands between your thighs
Stop and wait a sec
Oh, when you look at me like that, my darling
What did you expect?
I probably still adore you with your hands around my neck
Or I did last time I checked
Not shy of a spark
A knife twists at the thought that I should fall short of the mark
Frightened by the bite though it's no harsher than the bark
Middle of adventure, such a perfect place to start
I'm going back to 505
If it's a seven hour flight or a forty-five minute drive
In my imagination you're waiting, lying on your side
With your hands between your thighs
But I crumble completely when you cry
It seems like once again you've had to greet me with goodbye
I'm always just about to go and spoil a surprise
Take my hands off of your eyes too soon
I'm going back to 505
If it's a seven hour flight or a forty-five minute drive
In my imagination you're waiting, lying on your side
With your hands between your thighs and a smile!
506- Tavuk döner sevmeyenler
507- İskender sevenler
508- Daft Punk sevmeyenler
509- Boş kelimesini çok kullananlar
510- Valorant oynayanlar
511- Discord'da lol gelcek var mı abi diyenler
512- Memelerin seksi bir şey olmadığını iddia edenler
513- Görüldü atanlar
514- İsmi Mert olanlar
515- İsmi Gürdal Adar olanlar
516- Siyahi'ler
517- Bir anda konuşmayı kesenler
518- Bipolar olanlar
519- Messenger grubu olan
520- Babaannesine en az 1 kere şiddet göstermemiş insanlar
521- Bağırsakları ağrıyanlar
522- Soy adı anime olanlar
523- INTJ olanlar
524- Pornhub hariç sitelerden porno izleyenler
525- Rüyasında tecavüze uğrayanlar
526- Skyrim oynamış olanlar
527- MGS sevenler
528- Kojima sevenler
529- PES'i Fifa'dan iyi bulanlar
530- Japonları sevenler
531- Burçlara inanmayanlar
532- Uzaya araba gönderenler
533- Cennetten arsa almayanlar
534- Cennetten çiçek toplamayanlar
535- İsmi ''Ulan''a benzeyenler
536- Pewdiepie izleyenler
537- En az bir kere yarrak yalamak istememişler
538- Patlıcanlı et yemeği dinleyenler
539- 1den fazla sevgilisi olmuş olanlar
540- En az 1 kere doktora gitmiş olanlar
541- Saksafon sevenler
542- Shrek ile alakalı en az 1 cinsel rüyası olmayanlar
543- Yalancılar
544- Türkçe şarkı dinleyenler
545- İsmi Atalay olanlar
546- 31 çekenler
547- Pokemon sevmeyenler
548- Polisten nefret edenler
549- Mağra ve repostlara gülenler
550- Can Yaman'ı çekici bulanlar
551- Taner Tolga Tarlacı'ya gülenler
552- Atatürk'ün ilkelerini ezbere bilmeyenler
553- Doları takip edenler
554- Otistik erkekler
555- Dedesini dövüp emekli maaşını çalmayanlar
556- Japon tarihine ilgi duyanlar
557- Midem bulanmaya başladı
558- Kan şekerim düşüyor
559- Başım ağrıyor
560- Risk Of Rain 2de huntress oynayanlar
561- Koyun tüccarları
562- 9 yaşında kızla evlenen peygamberler
563- Hira mağrasına giden araplar
564- Elindeki toprağı kuşa çevirenler
565- Gölü şaraba çevirenler
566- Kuyuya atılanlar
567- Spiderman sevmeyenler
568- Melisa isimliler
569- İsmi e ile başlayanlar
570- Japonca 3 kelime bilenler
571- Yılında doğanlar
572- Romatizması olmayanlar
573- Buraya kadar okuduysan gerçekten sorunları var
574- Dezenfektan kullananlar
575- Smackdown izleyip Cmpunk sevmeyenler
576- En az bir kere güreşmemişler
577- Home of sexuallar
578- Akdenizde yaşayanlar
579- Kuzey ve Güney izlemeyenler
580- Aşk-ı memnu izlemeyenler
581- The Office en iyi sitcom diyenler
582- Rick and Morty izleyenler
583- Reçel Tarçın Ersoğan sevmeyenler
584- İsmi İsmet olanlar
585- İnstagram kullananlar
586- Atak helikopteri esprisi yapanlar
587- Feminizmi kötü bir şey sananlar
588- Afrikalı'lara üzülmeyenler
589- Erotic manga okumayanlar
590- İsmi çince olanlar
591- Spotify kullanmayanlar
592- Youtube Music kullananlar
593- İsmi Merve olanlar
594- Bu listede 10 tane kendi özelliğini görenler
595- İsmi fake olanlar
596- Boynuma kramp girdi
597- Gerçekten bu kadar uzun bir şey yazmak ne kadar mantıklı acaba
598- 1 yaşında öldürüldüm vsvs
599- 2012den önce 10 yaşına girenler
600- 23 şubatın önemini bilmeyenler
601- 602. maddeyi okuyanlar
602- 601. maddeyi okuyanlar
603- Ankara'da yaşayanlar
604- The Bomboks sevmeyenler
605- Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
609- Fiziksel formumu geride bırakıyorum
610- Muhammed bu yılda mıı ölmüştü
611- Allahümme vebihamdik
612- Its john cena
613- Scoby Doo sevmeyenler
614- Patates sevmeyenler
615- Lol oynamayanlar
616- Jojo izleyip gay olmadığını iddia edenler
617- İnternet gittiğinde uyuyanlar
618- Lucifer'ın yeni sezonunu izleyenler
619- Denzili sporlular
620- Karpuzu çekirdeğiyle beraber yiyenler
621- 0- 620 madde yazip newi siken orospu cocuklari
submitted by Justfelamal to KGBTR [link] [comments]


2020.11.01 20:29 enz0ferrar1 Dün Macrocenter da sex teklifi aldım anlatıyorum nasıl oldu.

Arkadaşla markete girdik kız durdurdu bizi sigaranız var mı dedi Arkadaş yok dedi ben de kullanmıyoruz biz dedim tam yürüyordum nasıl kullanmıyorsunuz dedi bas baya hiç içmedim sevmiyorum dedim Allah Allah dedi peki çakmağın var mı dedi hayır dedim bana bi çaksana dedi ahshajsnqkdja sonra insan bi kızlar sorar diye yanında çakmak bulundurur falan dedi ben de yok Ya benim öyle arayışlarım yok dedim hıı nasıl arayışların var peki mesela ben direkt seks istiyorum uzatmadan sevgili de yapmıyorum çok sarkıyorlar falan dedi ben de evet Ya benim de uzun zamandır ilişki yapmıyorum dedim gelsene bana gidelim dedi ben de olmaz arkadaşımla geldim satmam onu dedim ( kral mq ) arkadaşına ablam diye tanıt beni gidelim dedi ahahakxjkaks sonra yaşımı sordu 19 dedim aaa ben senden 7 yaş büyüğüm Muğla’da yüksek lisans yapıyomuş felsefe üzerine kız belli biraz sarhoştu çok tatlısın niye bu kadar yakışıklısın falan diyor ajsjwkxma sonra düşünsene ben senin ablanım seni her gün istismar ediyorum sen de beni sıkiyorsun ben enseste karşı değilim çok güzel oluyor dedi ben de saçmalama ensest ilişki çok kötü karşıyım falan diyorum gidecem bırakmıyor kolumdan tutmuş ahajakxka sen ne okuyorsun dedi futbol antrwnörlüğü dedim o ne napıyosunuz derslerde dedi uygulamalı derslerimiz var topla dedim benim üstümde uygulasana bana da vur falan dedi ahshqkdnwlckwş en son yok gerçekten olmaz arkadaşım bekliyor gitmem lazım dedim o da peki iyi bak kendine yakışıklı dedi makas aldı yanağımdan gitti ahahaldkwşcleşvmös
submitted by enz0ferrar1 to KGBTR [link] [comments]


2020.10.30 14:04 Vakanuvisiniz SAÇMA SAPAN BİR OLAY

Millet şimdi sizlere bu gün başımdan geçen bir olayı anlatacağım, şimdi benim 1 hafta önce 2 gün konuşup sonra eve atıp seviştiğim bi kız var neyse bu kızla 1 hafta normal muhabbet sohbete devam birbirimize karşı sorumluluğumuz yok ve ben ona dedim ki senin ister sevgilin olsun ister flört ben her türlü okeyim ama ha yok sevgilim var olmaz dersende arkadaş kalalım bence dedim. Bu aynen öyle dedi kafamızda aynı neyse işte bu gün buluştuk yürürken saçma salak hareketler yapıyodu göte parmak enseye tokat dedim sikerim belanı enseme bit daha vurma arkadaşlarım bile bana el şakası yapmıyor felan filan işte giderken bu bi anda geri döndü dedim nereye bu suratı asık eve gidicem felan diyo bişey konuşmuyo oturttum kenara sigara ver bana bi dal dedim içtim sıkıntın ne ne oldu dedim ağzından laf çıkmıyo neyse bununla sikiştikten sonra ella yı ben almıştım bu onun parasını yerine benim faturamı ödeyecekti parayı vermeye kalktı almadım sonra giderken takip ettim nereye baktım eve gidiyo çevirdim tekrar oturttum kenara ver lan bi sigara daha dedim sonra sen sikerim derdini tasanı varsa bişey söyle yoksa tribe sokma adamı zatenkafadan hastayım dedim bu bişey demedi felan dedim şu parayı ver bana sonra aldım parayı dedim hadi görüşürüz dikkat et kendine çektim gittim, bu arada önceden öğrendimli benle sikişirken sevgilisiylede barışmış işte felan neyse bu kız bence sevgilisiyle barışınca vicdan mı yaptı yoksa noldu da böyle bi anda tavır yapıp engel felan attı bana sizce genel olarak sebep nedir anlam veremedim ?
submitted by Vakanuvisiniz to KGBTR [link] [comments]


2020.10.29 00:09 Bgr_35 Lütfen okuyun

Öncelikle cumhuriyet bayramımız kutlu olsun. Şimdi derdime gelelim. 20 yaşına girmeme 1 ay kaldı ve bu güne kadar elime kız eli değmedi. Bu yaşıma kadar 6 kız tarafından toplam 7 kez reddedildim. Evet, benim için bir istatistiğe dönüştü bu. Ayrıca benden hoşlanan sadece bir kız oldu, o da çok geçmeden soğudu, benim de pek gönlüm yoktu zaten. Özelliklerime gelicek olursak özgüvensizim ama çok iyi bir oyuncu olduğumdan bunu kimse ben söylemeden anlayamıyor. Aynı şekilde depresyonda olduğumu öğrenenler espri yaptığımı düşünüyor. Çünkü dışardan bakınca(eski yakın arkadaşlarımın yorumuyla) dışadönük, neşeli, cesur, hiçbir şeyi takmayan ve hatta egoist biriymişim. Gerçek ise tam tersi, nefret ediyorum kendimden. Aile ve arkadaş sevgisini yeterince göremedim ve sanırım bu nefenin katkısıyla kendimden nefret ediyorum. Aslında yalnızken metro, otobüs gibi yerlerde kafamı kaldıramayacak kadar özgüvensizim. Anksiyetem, sosyal fobim ve majör depresyonum var. Kendimi çirkin buluyorum. Kızlar bana 4-5/10'sun tarzında yorum yaptı geçmişte ama aynı kızlar keko tiplere 8,gerçekten yakışıklı birine ise 4 diyen insanlar. Bana göre çirkinliğim kızların beni reddetme sebebi. Flörtte sorun olabilir diyiceksiniz ama o aşamaya bile gelemedim, flört olamadığımdan umutsuzca açıldım hep. Ve bence bu da tip nedeniyle. Onun haricinde ünideyim ama derslere odaklanamıyorum, çok yorgun ve üzgünüm düşündüğüm tek şey sevgi ihtiyacım. Saçma gelebilir ama herşey zor geliyor hatta pc oynamak bile. Hiçbir şey keyif vermiyor. Bu depresif hal kısa süreli değil depresyonum en az 4 yıldır var son iki yıldır ise başka etkenlerin de etkisiyle çok kuvvetli. Bence berbat bir insanım(param yok, tipim kötü, zeki değilim, ağzım laf yapmaz, hiçbir konuya yeteneğim yok, bazen çok aptalca davranışlarım oluyor) ve depresyonda olma nedenim bu. Hayat bana yaşamayı haketmiyorsun intihar et, kurtul diyor sanki. Nolur ne hayatlar var seninki ne ki demeyin. Çünkü anlatamadığım çok şey var, yaşadığım önemli bir travma var ve sırf bu travma nedeniyle intihar eden insanların sayısı çok çok yüksek. Lütfen aklınıza geliyorsa dalga geçmeden bana bir çıkış yolu önerin. Şimdiden çok teşekkürler.
submitted by Bgr_35 to KGBTR [link] [comments]